YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11619
KARAR NO : 2009/3785
KARAR TARİHİ : 16.03.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının iş kazası sonucu beden güç kaybına uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % …12.2….. oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % …10……, davalı işverenin diğer işçisinin % 10 oranında kusurlu olduğu olayda %80 oranında da kaçınılmazlığın bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 7.000.00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 4500.00-.TL’ye hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
: SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek, yerine;
‘’ 1-Maddi tazminat talebinin kabulü ile 7.642.00-TLmaddi 7.000,00 TL manevi tazminatın 22.03.2001 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,
2-Alınması gereken 790.67.-TL ilam harcından peşin alınan 250.40 TL’nin indirimi ile kalan 540.00-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 276.60- TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak,davacı tarafça yapılan 276.60 TL yargılama giderinden takdiren 250,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat üzerinden hesaplanan 917.04-TL ve manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 840.-TL, toplam 1757.04-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,reddedilen manevi tazminat üzerinden aynı tarife gereğince hesaplanan 500.00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine’’ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 16.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.