Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/5154 E. 2023/159 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5154
KARAR NO : 2023/159
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle yaralama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/1379 Esas, 2016/877 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının b bendi uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/1379 Esas, 2016/877 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 08.12.2021 tarihli ve 2019/11877 Esas, 2021/8667 Karar sayılı kararı ile özetle sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/126 Esas, 2022/217 Karar sayılı kararı ile Dairemizin bozma kararına uyularak basit yargılama usulüne göre yapılan yargılama neticesinde, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının b bendi ile 5271 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.

4. Basit yargılama usulüne göre verilen hükme yönelik sanık müdafiinin itirazı üzerine dosyanın yeniden ele alındığı ve … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli ve 2022/258 Esas, 2022/505 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının b bendi uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.07.2022 tarihli ve 2022/76511 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Eksik incelemeye,
2. Sanığın kusurunun bulunmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine,

3. Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
4. Katılanın zararının karşılanmasına ilişkin imkan tanınmadığına,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü sanığın idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, bölünmüş, asfalt kaplama, 11 metre genişliğindeki yolda gündüz vakti seyri sırasında, sanığın beyanına göre önüne çıkan ve plakasını hatırlamadığı bir araca çarpmamak için sola manevra yaptığı, bu kez de ağaca çarpmamak için ani sağa manevra yaptığı, bu kez kavşakta bulunan bir … merkezine ait istinat duvarına çarptığı, çarpmanın etkisiyle savrulup yaya kaldırımı üzerinde yürümekte olan katılan yaya …’a ve park halindeki bir otomobile çarptığı, kaza sebebiyle katılanın 4. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Sanık, alınan savunmasında “Z…. üzerinden Balgat istikametine seyir halindeyken plakasını görmediğim bir … aniden sağ yoldan çıktı, çarpmamak için direksiyonu sola kırdım, önümde ağaç görünce sağa kırdım ve direksiyon hakimiyetimi kaybettim, sağ tarafta bulunan kaldırıma çıktım ve apartman duvarına çarptım, çarpma ile yan koltuğa savruldum, araçtan indiğimde şahsın yerde yattığını gördüm” şeklinde savunmada bulunmuştur.

3. Katılan …’ın aşamalarda şikayetçi olduğu, uzlaşmak istemediği, davaya katılma talebinde bulunduğu görülmüştür.

4. Katılan …’ın hakkında düzenlenen 25.06.2015 tarihli … Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporuna göre, 4. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

5. Kolluk güçlerince tanzim olunan 10.05.2015 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre, sanığın aracını hava yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara göre uydurmadığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının b bendine göre tam kusurlu olduğu, yaya ve park halindeki aracın olaya etken bir kusurlarının bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.

6. Sanığın güncel adlî sicil kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

II. GEREKÇE
A. Eksik İnceleme Yönünden
Sanığın tevil yollu ikrarı, katılanın beyanları, katılan hakkında tanzim olunan adlî muayene raporları ile Trafik Kazası Tespit Tutanağı karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanığın Kusurunun Bulunmadığına Ve Beraatine Karar Verilmesi Gerektiği Yönünden

Her ne kadar sanık müdafii temyiz dilekçesi içeriğinde sanığın üzerine gelen bir araçtan kaçmak için panik haliyle direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, kusurlu bir davranışının olmadığını ileri sürmüş ise de, sanığın meskun mahal içerisinde seyir halinde olup hızını bu şartlara ve önüne her an bir … çıkacak şekilde ayarlaması gerekirken, bu hususa riayet etmeyerek direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve katılanın yaralanması ile sonuçlanan kazaya sebebiyet verdiği, sanığın eyleminin sabit olduğu, bu nedenle tam kusurlu olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Lehe Hükümlerin Uygulanmadığı Yönünden
Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği ancak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim sebebi uygulanmaması takdir kılınmakla, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden; “Karşı tarafın zararı karşılanmadığı, suçun işleniş şekli, kişilik özellikleri itibariyle ve pişmanlığının bulunmayışı, ileride yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığından …” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler gösterildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Katılanın Zararının Karşılanmasına İlişkin İmkan Tanınmadığı Yönünden
Katılanan soruşturma aşamasında uzlaşmak istemediğini beyan ettiği, yargılama aşamasında 05.05.2016 tarihli celsede katılan ile sanığın avukatlarıyla duruşmaya katıldıkları ancak sanık yahut müdafii tarafından zarar giderilmesi hususunda herhangi bir beyanda bulunmadıklarının görüldüğü, ayrıca bozma sonrasında yapılan yargılama sırasında 21.04.2022 tarihli celsede süre verilmesine rağmen 26.04.2022 tarihli karar celsesinde sanık müdafiinin “zarar giderme konusunda müştekiye ulaşmaya çalıştık, ancak kendisine ulaşamadık, bu nedenle zarar giderme mümkün olmamıştır…” şeklinde beyanda bulunduğu, açıklanan nedenlerle olayın gerçekleştiği 10.05.2015 tarihi ile son hükmün kurulduğu 26.04.2022 tarihine kadar geçen yedi sene içerisinde sanığın taksirle işlediği suç neticesinde oluşan zararın giderilmesi yönünde gerçek bir çabasının bulunmadığı kanaatine varılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. Diğer Temyiz Nedenleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle…. 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli ve 2022/258 Esas, 2022/505 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.