YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4434
KARAR NO : 2006/5345
KARAR TARİHİ : 27.09.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yanlar arasında yapıldığı ileri sürülen 24.04.1989 günlü eser sözleşmesine dayalı olarak açılmış olup; maddi tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. 24.04.1989 günlü sözleşmeyi davacı iş sahibi; davacı şirket ise, yüklenici sıfatıyla imzalamıştır. Mahkemece, dava dilekçesi örneğini içerir duruşma gün ve saatini bildirir tebligat, davalı şirketin …Ticaret Sicili memurluğu nezdinde tutulan sicil adresi üzerinden tebliğe gönderilmiş, ancak gösterilen tebligat adresinde davalının tanınmadığı şerhi yazılarak memurluğunca iade edilmiştir. Yine aynı tebligat adresi üzerinden 7201 sayılı Tebligat Yasası’nın 35. maddesi gereğince tebligat yapılması mahkemece istenmiş ve tebliğ memurluğunca anılan yasa hükmüne göre davalıya tebligat yapılmıştır. Mahkemece verilen kararda Tebligat Yasası’nın 35. maddesi uyarınca davalıya tebliğ edilmiştir.
… İcra Müdürlüğü’nün 2005/5129 takip sayılı dosyası kapsamından ise; temyiz incelemesine konu 2000/197 Esas sayılı mahkeme kararı dayanak alınarak, davacı alacaklı tarafından, takip borçlusu davalı şirkete gönderilen icra emrinde davalı şirketin az yukarıda belirtilen sicil adresinin tebligat adresi olarak gösterildiği ve icra emrinin davalı şirkete aynı adres üzerinden tebliğ olunduğu anlaşılmaktadır. Temyiz dilekçesinde de, davalı şirket vekilince ticaret sicilinde tescilli bulunan tebliğe yarar adresinin dava tarihi itibariyle de aynı adres olduğu ve adres değişikliği yapılmadığı ileri sürülmektedir. Mahkemece yeterince soruşturma yapılmadığı ve gerçekte mevcut olduğu halde, gerçeğe aykırı şekilde tebligat memurunun tebligata yazdığı açıklamaların doğruluğu kabul edilerek, davalıya geçerli şekilde dava dilekçesi örneğini içerir duruşma gün ve saatini bildirir tebligatın yapıldığının kabulüyle, Tebligat Yasası’nın 35. maddesi uyarınca işlem yapılması doğru olmamıştır. Oysa, HUMK.nun 73. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre; mahkeme, davanın taraflarını dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hüküm veremez. Dava dilekçesinin yasaya uygun biçimde davalıya tebliğ edilmemesi, savunma hakkını ortadan kaldıracak nitelikte bir usûl hatasıdır. Somut olayda da, davalıya kanun ve tüzük hükümlerine uygun olarak tebligat yapılmadığından savunma hakkı bertaraf edilmiştir. Bu itibarla, dava dilekçesinin Tebligat Yasası ve Tüzüğü hükümlerine uygun ve hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde davalıya tebliğ edilmesi, savunma yapabilme olanağının sağlanması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde işin esası incelenip hüküm kurulması gerekirken; mahkemece değinilen hususlar yeterince değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının usule ilişkin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27.09.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.