Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12704 E. 2022/15410 K. 05.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12704
KARAR NO : 2022/15410
KARAR TARİHİ : 05.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
No :

Dava, maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesikararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, davacının 1997 yılından beri kurum sigortalısı olduğunu, askerliğini 1981 – 3 tertip olarak … Taburu’nda 2001 -2002 yılları arasında ifa ederken alayda bulunan çay ocağında el bombasının patlaması sonrasında işitme kaybı ve psikolojik rahatsızlıklar yaşadığını, Sosyal Güvenlik Kurumunun müvekkilinin 04/08/2016 tarihli müracaatına vermiş olduğu 12/08/2016 tarihli ve … sayılı kararı ile “Çalışma gücünü kaybetmediğinden” bahisle müvekkilinin talebini reddettiğini, müvekkilinin 19/10/2016 tarihinde kuruma tekrar müracaat ederek emekli olmak istediğini bildirdiğini, kurumun 02/11/2016 tarihli yazısı ile çalışma gücünü kaybetmediğinden bahisle malul sayılma talebinin reddedildiğini, müvekkilinin Pamukkale Üniversitesi Eğitim Uygulama ve Araştırma Hastanesinden almış olduğu 15/10/2008 tarihli rapora göre %72 ve Denizli Devlet Hastanesinden 12/08/2013 tarihinde aldığı rapora göre % 70 oranında engelli olduğunu, 1800 prim günü ve 10 yıllık sigortalılık süresine haiz olduğunu, en az % 60 olan engellilik durumuna da sahip olduğunu, tespit edilecek maluluk oranına göre malulen emekliliğe ve emekli aylığına hak kazandığının tespitini, 27/05/2017 tarihinden geçerli olmak üzere malullük aylığı bağlanmasına ve birikmiş aylıkların ödenmesini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “Davacı …’in 5510 sayılı Kanunun 25. maddesi kapsamında malûl sayılmasını gerektirecek oranda çalışma gücü kaybının bulunmadığı bu suretle 5510 sayılı Kanunun 26/2. maddesi kapsamında maluliyet aylığı bağlanması koşullarının sağlanmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, “davacının malul sayılmasını gerektirecek oranda çalışma gücü kaybının bulunmadığı ve maluliyet aylığı bağlanması koşullarını da sağlamadığı anlaşılmakla, davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı yerindedir. Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, maluliyetin tespitinde Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp İhtisas Dairesi arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınması gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verildiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
… … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 04/08/2016 tarihli, … sayılı kararında; davacının çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmediğine karar verildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 19/10/2016 tarihli, 78/13677 sayılı kararında; sigortalının mevcut bulgularına göre Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 13/02/2019 tarihli, 2474 karar sayılı mütalâasında; davacının mevcut post travmatik stres bozukluğu hastalığı nedeniyle 03.08.2013 tarihli, 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği B-2. Maddesi gereğince çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmiş olduğu, malul sayılması gerektiği, mevcut belgelere göre; maluliyetinin G.A.T.A Haydarpaşa Hastanesi’nin raporunun düzenlendiği 20.09.2000 tarihinden başladığı, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, Adli Tıp İkinci Üst Kurul’un 07.10.2021 tarih 1695 sayılı mütalaasında, öncelikle Adlî Tıp Kurumu Üçüncü Adlî Tıp İhtisas Kurulu’nun 11/06/2021 tarihli, 10746 karar sayılı mütalâasına atıf yapıldığı, Üçüncü Adlî Tıp İhtisas Kurulu’nun 11/06/2021 tarihli raporunda “mevcut hastalık ve arızaları nedeniyle 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağı” raporlandığının belirtildiği, Adli Tıp İkinci Üst Kurul’un mütalaasının devamında, mevcut hastalık ve arızaları nedeniyle 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Eldeki dosyada; gerek Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve gerekse de Adli Tıp Kurumu raporları nazarında yazılı şekilde karar verilmiş ise de, 28.09.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren Maluliyet Ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile 03.08.2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Yargılama safhasında yürürlüğe giren söz konusu mevzuat kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğinden, mahkemece 28.09.2021 tarihli Maluliyet Ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda, Adli Tıp 3.İhtisas Kurulundan ve raporlar arasında çelişki bulunması halinde, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’ndan rapor alınıp (maluliyetin bulunduğuna karar verilmesi durumunda başlangıcının, yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.