Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4334 E. 2022/8207 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4334
KARAR NO : 2022/8207
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03.04.2019 tarih ve 2018/236 E. – 2019/147 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.02.2021 tarih ve 2019/995 E. – 2021/223 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin “MACRO/ MAKRO” esas unsurlu 1, 3, 5, 6, 8, 9, 16, 18, 20, 21, 22, 24, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 40, 41, 42, 43. sınıf ürün ve hizmetleri içeren markaların sahibi olduğunu, davalının “MACROSE” ibareli, 25 ve 35.sınıftaki ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusuna yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK tarafından 2018/M-3376 sayılı kararla reddedildiğini, müvekkili şirketin itirazına mesnet markalarının tanınmış olup markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkili şirketin seri markası olarak algılanacağını, “macro” ibaresinin aynı zamanda müvekkiline ait ticaret unvanı ve işletme adının da esas unsurunun olmasının yanı sıra aynı ibareli alan adlarının da bulunduğunu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2018/M-3376 sayılı YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı markalarının MACRO esas unsurlu oldukları, anılan markaların özellikle perakende satış yahut mağazacılık hizmetinde kullanılarak ayırt edicilik kazandıkları, davacının “MAKRO” esas ibareli itirazına mesnet markalarıyla davalının “MACROSE” ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; “MACROSE” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu marka başvurusunun MAC-ROSE olarak algılanacağı, aksinin kabulünde dahi taraf markalarında ortak olarak yer alan “MACRO” ibaresinin büyük, geniş anlamlarına gelen bir sıfat olduğu ve ayırt ediciliğinin oldukça düşük bulunduğu, davacı markalarının tanınmış olmalarının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.