Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/2855 E. 2009/4881 K. 02.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2855
KARAR NO : 2009/4881
KARAR TARİHİ : 02.07.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
2613 sayılı Yasaya göre 1986 yılında yapılan kadastro sırasında 225 ada 59 parsel sayılı taşınmazın tespiti 5022 m2 yüzölçümünde yapıldıktan sonra, 30.12.1991 tarihli ek komisyon kararıyla taşınmazın yüzölçümü 7000 m2’ye çıkarılmış ve ek komisyon kararı gibi 08.03.1993 tarihinde … adına tescil edilmiş; önce 16.03.1993 tarihli satış nedeniyle Hüsamettin … sonra 11.08.1995 tarihli satış nedeniyle davalı … adına tescil edilmiştir. 225 ada 28 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden davacılar … … ve müşterekleri vekili, 28.04.1998 tarihli dava dilekçesiyle 225 ada 59 parselin kuzey kısmından yaklaşık 3500 m2 bölümünün tapusunun iptali ve … … mirasçıları adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişi …’in 21.11.2006 tarihli raporu doğrultusunda çekişmeli taşınmazın 64/128 hissesinin davalı … uhdesinde bırakılarak, 32/128 hissesinin davacı … …, 12/128’er hisselerinin …, …, …, …, …, … ve … … ile 6/128 hissesinin … … … ve 6/18 hissesinin … … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesinde kararın hangi hususları içereceği açık şekilde belirtilmiştir. Anılan maddenin 2.bendine göre, karar başlığında “tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilcisi ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri”nin bulunması zorunludur. Tüm davacıların karar başlığında gösterilmemesinde isabet bulunmamaktadır. Yine, kadastro hakimi taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözecek, açık ve infazında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmakla yükümlüdür. Mahkemece kurulan hükümde paylar toplamı paydaya eşit olmadığından kararın infazı olanaksızdır. Davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre, diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 02.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.