YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13642
KARAR NO : 2022/16496
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
No :
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı ve davalılar (…, … ve … hariç) vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi eşi …’ın davalılara ait işyerinde çalışırken 23/06/2015 tarihinde vefat ettiğini, davalı … tarafından yapılan tahkikat sonucu ölümünün iş kazası olarak değerlendirilmeyeceğine karar verildiğini, müvekkilinin başvurusu üzerine kurumun iş kazası ölüm geliri bağlanması talebinin reddine karar verildiğini, kurum denetim raporunun hatalı olduğunu belirterek davalı kurumun davacının iş kazası sonucu ölüm geliri bağlanması talebinin reddine dair kurum işleminin iptali ile davacının murisi eşinin ölümünün iş kazası sonucu olduğunun tespitinin talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı ve davalılar (…, … ve … hariç) vekilleri, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ilgili kararı temyiz etmişlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
5510 sayılı Kanun’un anlamında sigortalı niteliğini kazanmanın koşulları başlıca üç başlık altında toplanmaktadır. Bunlar: a) Çalışma ilişkisinin kural olarak hizmet akdine dayanması, b) İşin işverene ait yerde yapılması, c) Kanunda açıkça belirtilen sigortalı sayılmayacak kişilerden olunmaması şeklinde sıralanabilir. Sigortalı olabilmek için bu koşulların bir arada bulunması zorunludur. 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde ise iş kazası,
“a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c)Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e)Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olay olarak tanımlanmıştır. Olayın, iş kazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanunun 4. maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde mahkemece verilen hükmün eksik araştırmaya dayandığı ve ilgili kararın infaza elverişli bir şekilde oluşturulmadığı görülmektedir. Buna göre dosya içindeki kayıtlar, kazanın olduğu bölgenin koordinatları ve ilgili raporlarda göz önünde bulundurularak, … Şirketi ve … arasındaki ilişki irdelenmeli, akabinde iş yerinin varlığı ve işverenlik sıfatı yöntemince belirlenip, davaya konu kazada ölen sigortalı ile davalılar arasındaki ilişki de araştırılıp, sonucuna göre infazı elverişli bir şekilde hüküm tesis edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde kurulan hüküm isabetsizdir ve bozmayı gerektirir.
O halde, davacı ve davalılar (…, … ve … hariç) vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının, HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.