YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1749
KARAR NO : 2009/1452
KARAR TARİHİ : 10.03.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 875 ada 9 ve 10 parsel sayılı 5414.15 ve 766.93 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşmı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, yasal süresi içinde taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, davalı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazların niteliği ile ilgili olarak 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, çekişmeli taşınmazlar ile ilgili mahkemenin gözlemi keşif tutanağına geçirilmemiş, çekişmeli taşınmazların fotoğrafı çektirilmemiş, çekişmeli taşınmazlara güneyden komşu 427 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının nizalı taşınmazlar yönünü mera okuması hususu üzerinde durulmamış, çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgede Toprak Tevzii Komisyonun çalışma yaptığı anlaşılmasına rağmen, belirtmelik tutanak ve haritaları getirtilip yöntemince uygulanmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde komşu köylerden; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporundaki bulguların da değerlendirilmesi suretiyle, taşınmazların niteliğiyle ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazlar ile ilgili mahkeme gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, çekişmeli taşınmazların fotoğrafı çektirilmeli, çekişmeli taşınmazlara güneyden komşu 427 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının nizalı taşınmazlar yönünü niçin mera okuduğu hususu üzerinde durulmalı, belirtmelik tutanak ve haritaları ile dağıtım cetvelleri getirtilip yöntemince uygulanarak çekişmeli taşınmazların toprak tevzii komisyonu çalışmalarındaki durumu belirlenmeli,bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 10.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.