YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5145
KARAR NO : 2009/5149
KARAR TARİHİ : 17.07.2009
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
İhtiyati tedbir kararına muhalefet etmek suçundan sanık …’in 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 341.maddesi uyarınca 6 aya kadar hapsen tazyikine dair, Serik İcra Ceza Mahkemesinin 19/09/2005 tarihli ve 2005/537-1569 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/05/2006 tarihli ve 2006/527-527 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 341. maddesindeki yaptırım, hapsen tazyik olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’ un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7. maddesi 1. fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 04.06.2007 gün ve 29324 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 01.08.2007 gün ve K.Y.B.2007/136634 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla,
GEREGİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Çocuk teslimine muhalefet etmek eylemi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 4949 sayılı Yasa’ nın 96.maddesiyle değişik 341.maddesi ile “Çocuk teslimi hakkındaki ilamın veya ara kararının icrası sırasında çocuğu gizleyen ya da ilamın veya ara kararının icrasından sonra tekrar kaçıran borçlu ile bu fiillere bilerek iştirak edenler, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikayeti üzerine, tetkik mercii tarafından, iki aydan altı aya kadar hafif hapis cezasıyla cezalandırılırlar.” şeklinde müeyyide altına alınmış iken, 01.06.2005 tarihinde mükerrer Resmi Gazete’ de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’ nun 341.maddesindeki yaptırım altı aya kadar tazyik hapsi cezasına çevrilmiştir. Öte yandan yine 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3.maddesi ile değişik 7. maddesinin 1. fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” hükmü ile eylemin 10/1/2005 tarihinde işlenmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi borçlu sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 24. maddesine göre müeyyidenin idari para cezası olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek sanığın altı aya kadar tazyik hapsi cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görüldüğünden, Antalya 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/527-527 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY’ nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden,
Çocuk teslimi emrine muhalefet etmek eyleminden borçlu …’in 5349 sayılı Yasa ile Değişik 5252 sayılı Yasa’nın 7., 5237 sayılı TCK’nun 52/2.maddeleri dikkate alınarak 2 ay hafif hapis cezası karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Borçluya verilen cezanın günlüğü takdiren 20,00 TL’den hesaplanarak sonuç olarak 1.200,00.TL. idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 17.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.