YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4580
KARAR NO : 2009/5150
KARAR TARİHİ : 17.07.2009
MAHKEMESİ : … İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık …’nın İİK’nun 331.maddesi gereğince 6 ay hapis ve 200 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanığa isnat edilen suç, İİK’nun 331.maddesinde: “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında sanığın taşınmazını üzerindeki hacizlerle birlikte satması mahkeme kabulünün aksine atılı suçun oluşumunu engeller ise de, sanığın bu taşınmazdan başka mallarının da bulunması karşısında;
1- Sanık …’nın %60 oranında hissedar olduğu … Kuruyemiş Şekerleme Gıda Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti’deki hisselerini yanında çalışan …’e devrettiği iddia edildiği halde bu devrin yapılıp yapılmadığı ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Vergi Müdürlüğünden araştırılmaksızın,
2- Sanık …’nın evine gelecek herhangi bir haczi engellemek kastiyle eşinden muvazaalı olarak boşandığı iddia edilmesi nedeniyle birlikte yaşamaya devam edip etmedikleri yönünde zabıta marifetiyle inceleme yaptırılmaksızın,
3- Borçlu … hakkında … 1.İcra Müdürlüğünün 2005/628-629 sayılı dosyalarıyla devam eden takipte sanığın hissedar olduğu 1995 ada 13, 1803 ada 88 ve 93, 1993 ada 12 parsel sayılı taşınmazlar ile sanığa ait … ve … plaka sayılı araçlara haciz konulduğu, ancak tüm bu taşınır ve taşınmaz malların üzerinde başka takip dosyaları üzerinden işlenmiş hacizlerin bulunduğunun anlaşılması karşısında taşınır ve taşınmaz malların değeri saptanarak, bu taşınmazların tüm hacizli dosya alacaklarını karşılayıp karşılamadığı, borcu karşılamaya yeterli olduğunun anlaşılması halinde bu dosya borcu yönünden de alacaklıyı tatmin edecek miktarda bir paranın kalıp kalmadığı hususu (sanığa ait 30.000,00 TL. değerindeki hisse haczi de gözönüne alınarak) araştırılmaksızın,
Eksik inceleme ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- 5252 sayılı TCK’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3.maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü karşısında, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK’ nun 331.maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı İİK’nun 331.maddesi ile 765 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunlarının ilgili hükümleri olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerin de kararın gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm tesisi,
2- Tayin edilen gün adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nun 52/2.maddesi uyarınca bir gün karşılığı miktar belirlenip karar yerinde gösterilmesi gerektiği gözetilmeksizin, “200 gün adli para cezası” olarak bırakılması,
3- Aynı gerekçe ile hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezasının tayininde belirlenen tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 17.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.