Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/12000 E. 2022/9298 K. 12.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12000
KARAR NO : 2022/9298
KARAR TARİHİ : 12.12.2022

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2017 tarih ve
2017/62 – 2017/179 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme
Hüküm : 1-TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi ile TCK’nın 53/1-3, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
2-Anayasayı ihlal suçundan TCK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi,
3-15.03.2018 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek karar
Temyiz edenler : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafii

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçu yönünden doğrudan zarar görmesi nedeniyle davaya katılma ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunan T.C. Cumhurbaşkanlığının, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak kabulüne,

Sanığın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan beraatine ilişkin hükmün istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair verilen ve 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesinde tahdidi olarak sayılan kararlardan olmaması nedeniyle temyizi kabil bulunan karara karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin reddine dair bölge adliye mahkemesinin 15.03.2018 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yönelik temyiz talepleri yönünden:
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma (TCK madde 314/2) ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme (TCK madde 309/1) suçlarından ayrı ayrı dava açıldığının, özellikle Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna temas eden eylemlerin de iddianamede açıkça ve ayrıca anlatıldığının, yapılan yargılama sonunda sanığın unsurları itibariyle oluşmayan Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan beraatine karar verildiğinin ve esas itibariyle bölge adliye mahkemesince de, verilen kararda bu yönüyle hukuka aykırılık saptanmadığının anlaşılması karşısında, doğrudan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, her iki suç arasındaki ilişkiye vurgu yapan ve yerinde olmayan gerekçe ile, “(anılan suçtan) hüküm kurulmasına yer olmadığına kararı verilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine” karar verilmesinde sonuç itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, müsnet suçun unsurları itibariyle oluşmadığına ilişkin ilgili ve yeterli gerekçenin karar yerinde gösterildiği anlaşılmakla bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden temyiz davalarının esastan reddi ile CMK’nın 302/1 maddesi gereğince hükmün ONANMASINA.
2) Silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik temyiz talepleri yönünden:
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların düzeltme dışında kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sair nedenler yerinde görülmediğinden esastan reddine, ancak;

a) Tayin olunan temel cezadan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1. maddesi uyarınca artırım yapılırken artırım oranı doğru belirlendiği halde uygulama maddesinin fıkra belirtilmeksizin 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi olarak gösterilmesi,
b) Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden bir suç olması nedeniyle suç tarihinin sanığın yakalandığı tarih olan 27.07.2016 yerine ilk derece ve bölge adliye mahkemesi karar başlıklarında hatalı olarak “17-25/12/2013 öncesi ve sonrası” şeklinde yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususların 5271 sayılı CMK’nın 303/1-c. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1-b) fıkrasının 2. paragrafından “3713 sayılı yasanın 5 . maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine “3713 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrası gereğince” ibaresinin eklenmesi ve ilk derece ve bölge adliye mahkemesi karar başlıklarında suç tarihinin 27.07.2016 olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca bozma içeriğine göre dosyanın Sinop Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.