Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6393 E. 2023/8 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6393
KARAR NO : 2023/8
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 30.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla 28.08.2017 tarihinde apar topar gözaltına alındığını, 11.09.2017 tarihinde … 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/734 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığını, 08.03.2016 tarihinde tahliye edildiğini ve beraatine karar verildiğini, kararın temyiz edilmeden 06.04.2018 tarihinde kesinleştiği, olayda davacının haksız yere gözaltı ve tutukta kaldığı 143 gün boyunca çalışamadığını bu nedenle 2017-2018 yılı asgari ücret tarifesine göre kazanç kaybının 6.811,74 TL kazanç kaybının olduğu ve kendisini vekil ile temsil ettirdiğini, avukatlık hizmet karşılığında 4.000,00 TL vekalet ücreti ödediğini, davacının tutuklu kaldığı süre içerisinde … L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda yaklaşık 3.800,00 TL’ye yakın bir harcama yaptığını, yine vekaletname çıkartmak için tercüme ve noter masrafı olarak toplam 379,29 TL harcama yaptığını, toplamda 14.991,03 TL maddi tazminat talebinin olduğunu, yine davacının haksız yere gözaltına alınması, tutuklanması sebebiyle kendisinde telafisi mümkün olmayan tahribat ve sarsıntıya neden olduğunu, psikolojisinin bozulduğunu bu nedenle de 143.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesini, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 11.09.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, istenilen manevi tazminatın yüksek olduğunu ayrıca davacının kendi kusurlu ve ihmali hareketleri sonucu tutuklanmasına sebebiyet verdiğini, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak davacı hakkında birden fazla dava açılıp açılmadığının tespitinin gerektiğini, dava konusu tazminata faiz yürütülmesi isteminin hukuka ve hakkaniyet ilkesine uygun olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/427 Esas, 2018/511 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 01.03.2019 tarihli ve 2019/121 Esas, 2019/565 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.09.2021 tarihli, temyiz talebinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Cezaevi giderlerinin, avukatlık ücretinin ve tercüme ve noter masraflarının maddi tazminat kapsamında kabul edilmesi gerektiğine,
2. Manevi tazminat miktarının az olduğuna,
3. Vesaire,
ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 28.08.2017 tarihinde gözaltına alındığı, … 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 11.09.2017 tarih ve 2017/734 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, 18.01.2018 tarihinde tahliye edildiği, tevkif müzekkeresinin infaz gördüğü, yapılan yargılama sonucunda 29.03.2018 tarihinde sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, kararın temyiz edilmediğinden 06.04.2018 tarihinde kesinleştiği, davanın CMK 142.madde de belirlenen 3 aylık yasal sürede açıldığı, asgari ücret aylık net ücret rakamları üzerinden hesaplanan 6.805,28 TL’nin maddi tazminatın, davacının sosyal ve ekonomik durumu ile üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre de dikkate alınarak, zenginleşme sonucu doğurmacayak hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak 10.000,00 TL’nin manevi tazminatın, gözaltı tarihi olan 28/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat talepleri ile ilgili; avukatlık ücretine ilişkin talebini de kapsar şekilde 4.000,00 TL’nin mahkeme kararı ile hükmedilmesi, yine cezaevinde yatmış olduğu giderler ve noterlik masrafları maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu yöndeki talepleri red edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/11/2018 tarih ve 2018/427 Esas, 2018/511 Karar sayılı davanın kısmen kabulüne ilişkin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptandığından, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/443 Esas – 2018/106 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 29.08.2017-18.01.2018 tarihleri arasında 142 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 29.03.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmü 06.04.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacının dava dilekçesinde gözaltı tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmasına rağmen faiz başlangıç tarihinin gözaltı tarihi olan 29.08.2017 olması gerekirken 28.08.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Cezaevi Giderlerinin, Avukatlık Ücretinin, Tercüme ve Noter Masraflarının Maddi Tazminat Kapsamında Kabul Edilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
29.05.1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücretinin, yargılama giderleri kapsamında olduğu ve asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği dikkate alınarak davacı vekilinin vekalet ücreti talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Cezaevi giderlerinin, tercüme ve noter masraflarının 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamında olmadığından bu hususlara ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Manevi Tazminat Yönünden
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Vesair
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın reddi yönünde mahkemede oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A.2.) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 01.03.2019 tarihli ve 2019/121 Esas, 2019/565 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.