YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6143
KARAR NO : 2023/222
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 27.10.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının terör örgütü üyesi olmak suçundan 22.01.2010 tarihinde gözaltına alındığını, terör örgütü kurmak veya yönetmek ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarından kamu davası açıldığını, 27.09.2010 tarihinde tahliyesine karar
verildiğini, yapılan yargılama neticesinde davacının beraatine karar verildiğini, davacının haksız yere tutuklu kaldığı süre için aylık 2.000,00 TL kazanan davacının kazanç kaybı nedeniyle 20.000,00 TL, cezaevinde yapılan harcamalar için 10.000,00 TL, davacının ailesinin cezaevine yaptıkları ziyaretlerin yol masrafları için 5.000,00 TL ve davacı ceza soruşturmasında ve kovuşturmada kendini vekille temsil ettirdiğinden 3.900,00 TL olmak üzere toplam 38.900,00 TL maddi ve davacının yaşadığı manevi sıkıntılar için 750.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 26.01.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığının ve davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olup olmadığının araştırılmasını ve bu hususlarda eksiklik olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulü halinde davacının gerçek zararının tespit edilmesi gerektiğini ve davacının zararına yönelik belge sunmadığını belirtmiştir.
3. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2018 tarihli ve 2017/554 Esas, 2018/142 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.10.2018 tarihli ve 2018/2938 Esas, 2018/1539 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 20.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının kazanç kaybı nedeniyle 20.000,00 TL, cezaevinde yapılan harcamalar için 10.000,00 TL, davacının ailesinin cezaevine yaptıkları ziyaretlerin yol masrafları için 5.000,00 TL ve davacı ceza soruşturmasında ve kovuşturmada kendini vekille temsil ettirdiğinden 3.900,00 TL maddi zararı bulunduğuna ve mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dava dilekçesinde belirtilen tarihler arasında tutuklu kaldığı, yargılama sonunda eyleminin unsurları itibariyle oluşmadığından dolayı beraatine karar verildiği, kararın kesinleşme tarihi dikkate alındığında davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen yasal süresi içerisinde 27.10.2017’de açıldığı, davacının dava dosyasına geliri ile ilgili herhangi bir belge sunamadığı ve bilirkişinin davacının gelir durumuna ilişkin bilgi ve belge bulunmaması sebebiyle asgari ücreti kıstas alarak değerlendirme yaptığı anlaşılmakla 4,410,64 TL maddi ve hak ve nesafet kuralları, davacının tutuklu kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu gereği sebepsiz zengişlemeye olanak verilmemesi hususları da dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminatın
gözaltına alındığı 08.07.2017’den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 10.000,00 TL’ye yükseltilmesi, faiz başlangıç tarihinin 22.01.2010 olarak ve vekalet ücretinin 1.729,23 TL nisbî vekalet ücreti olarak değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/264 Esas – 2015/417 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütü kurmak veya yönetmek suçundan 22.01.2010 – 27.09.2010 tarihleri arasında 248 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.11.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2. Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre tazminata esas ceza davası kapsamında davacı ile vekili arasındaki vekalet ilişkisinden doğan avukatlık ücretinin serbest piyasa koşullarında belirlendiği, bu miktarın her vekalet ilişkisinde farklı belirlenebileceği, kaldı ki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen maktu vekalet ücretinin de ceza davası kapsamında ödenmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, davacının ceza davası kapsamında ödediği avukatlık ücreti maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceğinden ve davacının cezaevinde yaptığı harcamalar ile ailesinin cezaevine yaptığı ziyaretlerin masrafları maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bu kalemlerin maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
3. Geliri ve kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının tutuklulukta kaldığı süre için, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanan maddi tazminatın “4.786,32” TL yerine, bu miktarın altında kalacak şekilde “4.410,25” TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün 3 ve 4. paragraflarında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/2726 Esas, 2018/3218 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, … 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.