Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/8846 E. 2023/101 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8846
KARAR NO : 2023/101
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Maddi Tazminat

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine, davacının itirazının kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.

Davacı vekili ve davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.03.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … ve Av. … gelmişlerdir.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle, tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği görüşülmüştür.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait HES’in aşırı yağışlar nedeniyle oluşan yer kayması sonucu hasara uğradığını, hasarın onarımı ile kurtarma ve hasarın artmasının önlenmesi için davacının birçok masraf yaptığını, hasarın giderilip önlenmesi ve kurtarılması (santralin yeniden çalışır hale gelmesi) için geçen 72 günlük sürede iş durması zararının doğduğunu, davalı tarafından sadece 468.775,47 TL. hasar bedeli ödendiğini ve iş durmasına ilişkin zararın muafiyet sınırının altında kaldığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, davalının TTK’nın 1448. maddesi gereği devam eden heyelan nedeniyle zararın artmasının önlenmesi amacıyla yapılan tüm masraflardan ve iş durmasından kaynaklanan zarardan sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000.000,00 TL. hasar ve masraflar ile 340.000,00 USD kazanç kaybının olay tarihinden işleyecek en yüksek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 21.01.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, taleplerini hasar bedeli bakımından 13.815.863,30 TL’ye ve iş durması zararı bakımından 4.551.624,96 USD’ye (olmadığı takdirde TL karşılığına) yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yaptığı ve tazminini istediği onarımların, eğimli arazinin güçlendirilmesine ilişkin olup teminat dışı olduğunu, riziko sona erdikten sonra yapılan güçlendirme çalışmalarının da TTK’nın 1448. maddesindeki zararı önleme ve azaltma kapsamına girmeyeceğini, heyelanın devam edeceğinin kesin olması halinde yapılacak masrafın makul olması kaydıyla teminata dahil olacağını, poliçe teminatında olan heyelanın doğrudan neden olduğu hasarın onarımı için gerekli sürenin 10 gün olduğunu ve poliçede iş durması için 14 günlük muafiyet bulunduğu için de bu zarardan sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“… Sigortalı HES’in bulunduğu yerde yapılan keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla, hasarın temel nedeni olarak saptanan heyelanın durdurulması için yapılacak iyileştirme masraflarından davalı sigortacının sorumlu olmadığı; davacının HES’i ilk kurulumunda uygun inşa etmiş olması halinde dava konusu hasarın oluşmayacağı ve olaydan sonra yapılan masrafların yapılmasının da gerekmeyeceği; hasar onarımının sürdüğü ve raporlarla saptanan 72 günlük iş durma süresinden poliçedeki 14 günlük muafiyet süresinin düşülmesiyle belirlenen süre için, mali müşavir bilirkişi tarafından hesaplanan kar kaybından davalının sorumlu olduğu; hasar ihbarının yapılmasından sonraki 45. günün sonunda davalının temerrüde düştüğü” gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 28.543.557,40 TL. kar kaybı tazminatının 18.05.2019 tarihinden işleyecek temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline, davacının 18.990.743,60 TL’lik talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; onarım ve kurtarma masrafları ile bunların KDV’sine ilişkin talebin reddinin hatalı olduğunu; kar kaybı zararı bakımından muafiyet uygulanmasının doğru olmadığını; alınan uzman bilirkişi raporlarında ayıplı imalata ilişkin tespit bulunmadığı halde, yorum yoluyla bu sonuca ulaşılıp hasar onarım ve kurtarma masrafları talebinin reddine karar verilemeyeceğini; kar kaybı zararının döviz cinsinden hükmedilmesi gerektiğini; temerrüt tarihinin hatalı tespit edildiğini ve yargılama giderlerinin eksik hükmedildiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; ıslah dilekçesi tebliğ edilmeyerek savunma haklarının kısıtlandığını; hasar onarım kurtarma masraflarına ilişkin talep reddedildiği halde, kurtarma çalışmalarına ilişkin sürenin iş durma süresinin belirlenmesinde esas alınmasının çelişkili olduğunu; kar kaybı zararının, iş durma süresine ilişkin poliçedeki muafiyet hükmü gereği reddedilmesi gerektiğini; ıslah ile artırılan tutarlara, ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “….Hasara neden olan heyelanın meydana gelmesinde bölgenin toprak yapısının da etkili olduğu ve tacir olan her iki tarafın bu durumu gözetmesi gerektiği dikkate alındığında, davacı tarafın % 50 ortak kusuru oranında indirimle belirlenen hasar onarım kurtarma masraflarını talep edebileceği; onarım sırasında çıkan hafriyatın depolanması için yapılacak kamulaştırma masrafının, bu işin her zaman yapılması gereken iş olması ve davaya konu olayla doğrudan bağlantılı görülmemesi nedeniyle zarar hesabına dahil edilmediği; davacının, itiraz etmediği hasar hesap raporundaki bedelin karara esas alındığı; hasar onarım ve kurtarma masrafına ilişkin tutarın KDV’sinden de davalı sigortacının sorumlu olduğu; ancak, vergilendirmeye esas net kazanç niteliğinde olan kar kaybı zararı için KDV’ye hükmedilemeyeceği; kar kaybı bakımından, tacir olan tarafların serbest tasarrufu ile poliçeye konulan muafiyet süresinin düşüldüğü; kar kaybı zararı için, 13.09.2018 tarihli Türk Parasının Kıymetinin Korunmasına İlişkin Cumhurbaşkanlığı kararı gereği, bu zararın TL karşılığına hükmedilmesinin uygun görüldüğü; davalının temerrüt tarihinin ve yargılama giderlerinin UHH tarafından doğru biçimde tespit edildiği” gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine; davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile UHH kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisiyle davanın kısmen kabulüne, 5.090.574,48 TL. hasar onarım ve önleme zararı, 28.543.557,40 TL. kar kaybı zararı olmak üzere toplam 33.634.131,90 TL. tazminatın 18.05.2019 tarihinden işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin 13.900.169,10 TL’lik talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; UHH kararına karşı yapılan itiraz başvuru dilekçesindeki sebeplerle İHH kararının hatalı olduğunu; kamulaştırma bedelinin reddine ilişkin gerekçenin olaya uygun olmadığını; hasar onarım ve kurtarma masrafları için, taraflarınca açıkça kabul edilmeyen bilirkişi raporundaki tutarın esas alınmasının da doğru olmadığını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; UHH kararına karşı yapılan itiraz başvuru dilekçesindeki sebeplerle İHH kararının hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ıslah dilekçesinin tebliği, işyeri sigorta poliçesinde teminat verilen heyelanın kök nedeninin ne olduğu, heyelanın nedenine göre ayıplı imalatın etkili olup olmadığı, ayıplı imalat bulunması halinde, bu hususun zararın teminat dışı olmasına yol açıp açmayacağı, davalının sorumlu olduğu zarar kalemlerinin hangileri olduğu ve bunların miktarlarının ne kadar olduğu, kar kaybı zararının döviz cinsinden hüküm altına alınıp alınamayacağı, temerrüt tarihi noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 177. maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1448 ve 1453. maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları ve Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi.

3. Değerlendirme
1.6100 sayılı HMK’nın 177. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ıslah dilekçesinin tebliği konusundaki düzenleme, adil yargılanma hakkının kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulmuş olup hassasiyetle üzerinde durulmalıdır. Anılan bu yasal düzenlemede, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin katılımının sağlanması ise, yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir.
Somut olayda; UHH yargılaması sırasında davacının sunduğu 21.01.2021 tarihli ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı; davalı vekilinin UHH kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmeyişini de itiraz sebebi yaptığı; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalının bu itirazı hakkında hiçbir değerlendirme yapmadığı gibi, ıslah dilekçesinin tebliğine ilişkin eksikliği de tamamlamadığı; davalının, ıslaha karşı cevap verme, savunmalarını yapma imkanından yoksun bırakıldığı görülmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği, davacı tarafın ıslah dilekçesinin davalı … şirketine tebliğ edilmesi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalının savunma hakları ile hukuki dinlenilme haklarını kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.

2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Dosyanın saklama kararını veren mahkemeye gönderilmesine,

3.815,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,

3.815,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine,

09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.