YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2411
KARAR NO : 2022/6989
KARAR TARİHİ : 13.10.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.09.2020 tarih ve 2019/165 E. – 2020/541 K. sayılı kararın davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.01.2021 tarih ve 2021/63 E. – 2021/116 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili … ile davalılardan Mercansoy Otomotiv A.Ş. arasındaki ticari alışveriş nedeniyle müvekkil adına kayıtlı … İli İlkadım ilçesi …Mah. 145 ada 36 parselde kayıtlı taşınmazın, davalılardan Mercansoy Otomotiv A.Ş. lehine 300.000,00 TL bedelle ipotek verildiğini, müvekkili tarafından ipoteğe konu olan borcun ödendiğini ve bu doğrultuda davalı lehine ipotek verilen taşınmaz üzerindeki sınırlamanın kaldırılmasının istenildiğini, bunun için davalılardan Mercansoy Otomotiv A.Ş.’nin kendi sigortalı çalışanı Hüseyin Demir’e dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması için vekaletname verildiğini, bütün borcun ödenmiş olmasına rağmen ipotek kaldırılmayınca davalılardan Mercansoy Otomotiv A.Ş.’nin diğer davalı …Ş.’ye olan borcu sebebiyle müvekkili tarafından verilen ipotek üzerine ihtiyati haciz konulduğunu ve Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün 2016/12396 Esas sayılı takip dosyası ile taşınmazın satışa çıkarıldığını, açıklanan nedenlerle ipoteğe konu olan borç müvekkili tarafından ödenmiş bulunduğundan ipoteğin fekkine ve haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …Ş. vekili, müvekkili bankanın açılan davada taraf sıfatının olmadığını, müvekkili tarafından davalı Mercansoy Otomotiv A.Ş.’den alacaklarının tahsili amacıyla Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün 2016/12396 Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, işbu dosyada yapılan mal varlığı araştırması neticesinde davalı/ ipotek alacaklısı davalı Mercansoy Otomotiv A.Ş. lehine tesis edilen dava konusu taşınmaz kaydındaki ipotek hakkı üzerine Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün 2016/12396 Esas sayılı dosyasından 09/12/2016 tarih ve 27464 yevmiye ile haciz şerhi işlendiğini, beyanla müvekkil banka yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Mercansoy Otomotiv San. Paz. ve Dağ. A.Ş. vekili davacının şirketlerine olan borcu nedeniyle dava konusu taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, şirket çalışanları olan Hüseyin Demir adına ipoteğin kaldırılması için vekaletname verildiğini, aradan geçen süre içinde ipoteğin kaldırılmadığını, bunun sebebinin Yapı ve Kredi Bankası’na olan borçları nedeniyle ipotek alacağına haciz konulduğunu, davacının şirketlerine her hangi bir borcunun bulunmadığını, ipoteğin haciz nedeniyle kaldırılamadığını, bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, 09/12/2016 haciz işlenme tarihi itibarıyla davacının davalı Mercansoy Otomotiv A.Ş.’ye ödemediği iki adet toplam 100.000,00 TL bedelli çek bulunduğu, bu çeklerin 12/12/2016 ve 09/01/2017 tarihi itibarıyla ödendiği, 09/12/2016 haciz konulma tarihine göre davacının borcu sona ermediğinden yani ipotek fek şartları gerçekleşmemiş olmakla, davalı …’nın taşınmaz üzerine haciz talep etmesi ve konulmasının yasal olduğu, ancak dava tarihi itibarıyla borç tamamen ödendiğinden ipoteğin ve buna bağlı olarak da haczin kaldırılması gerektiğinden davanın bu yönüyle kabulü gerektiği, dava tarihinden önce davacı tarafından haczin kaldırılması yönünde Yapı Kredi Bankası’na başvuru yapılmamış ise de dava tarihinden sonra davalı …’nın usuli gerekçeler ileri sürerek haczi kaldırmadığı, yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinden diğer davalı ile birlikte sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı banka vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı banka vekili, kararı temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taşınmaz üzerindeki ipoteğin ve ipotek alacağı üzerindeki haczin kaldırılması talebine ilişkindir. Davalı banka tarafından diğer davalı Mercansoy Otomotiv San. Paz. ve Dağ. A.Ş.’den olan alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla icra takibi başlatılmış ve işbu takip dosyasından yapılan mal varlığı araştırması neticesinde davalı/ipotek alacaklısı/borçlu Mercansoy Otomotiv San. Paz. ve Dağ. A.Ş. lehine tesis edilen dava konusu taşınmaz kaydındaki ipotek hakkı üzerine 09.12.2016 tarihinde haciz şerhi işlenmiştir. Davacı tarafından, davalı Mercansoy şirketine kabul edildiği gibi banka tarafından dava konusu taşınmazın kaydına haciz tesis edilen tarihte davacının ipotek borcunun devam ettiği gözetildiğinde, bankaca dava konusu ipotek şerhine haciz tesis edilmesi yasaldır. Davacı tarafça, dava açılmadan önce haczin kaldırılması için bankaya veya icra müdürlüğüne müracaat edilmemiştir. Ancak bu durum mahkemece tespit edilmesine karşın davalı bankanın yargılama aşamasında haczi kaldırmadığı gerekçesiyle vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
Dava tarihinden önce ipotek fek edilmemiş, yargılama sonucunda ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir. Ayrıca davadan önce haczin kaldırılması da talep edilmemiştir. Bu durumda davalı bankanın davanın açılmasına sebep olduğundan söz edilemeyeceğinden ilk derece mahkemesince belirtilen sebeplerle bankanın yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 13.10.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, davacının taşınmazında davalı şirket lehine tesis edilen ipoteğin fekki ile davalı şirketin diğer davalı bankaya olan borcu nedeniyle davalı şirketin lehdarı olduğu ipotek kaydı üzerine konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince ipoteğin fekki ve haczin kaldırılmasına, yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı banka vekilinin istinaf kanun yolu istemi Bölge Adliye Mahkemesince esastan red edilmiş, temyiz kanun yolu istemi ise sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda kabul edilerek “davalı bankanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum.
6100 sayılı HMK 326/1 maddesinde “kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği” düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davanın kabulüne karar verilmiş olup yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
HMK 312/2 maddesindeki koşullarında söz konusu olmamasına göre davalı banka yargılama giderlerinden sorumlu bulunduğundan, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik davalı bankanın temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı ve HMK 326/1 maddesine aykırı gerekçe ile kararın bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.