Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10754 E. 2022/13717 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10754
KARAR NO : 2022/13717
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı üçüncü kişi, hacze konu menkullerin 3.kişi şirkete ait olduğunu, 3.kişi tarafından otelin tüm demirbaşları ile birlikte borçlu şirkete kiraya verildiğini, borçlunun kira borcunu ödemekte temerrüde düşmesi nedeni ile 05.10.2015 tarihinde noterde yapılan sözleşme ile oteli tahliye ettiğini ileri sürerek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı, borçlu ile üçüncü kişinin danışıklı işlemler yaptığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 3.12.2019 tarih ve 2016/15307 Esas, 2019/10828 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu haciz tutanağına göre, 148 adet 37 ekran … LCD televizyon haczedilmiş olup, davacı üçüncü kişi tarafından delil olarak sunulan faturada ise, 140 adet … LCD TV yazılı olduğu, mahkemece hükme esas alınan 17.5.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda ise, haciz tutanağında yazılı 148 adet 37 ekran … LCD ekran televizyonun otelde olmadığı, haczedilen televizyonların ekran boyutunda ya yanlış rakam yazımı ya da televizyonun arka kısmına bakmadan ekran boyutu tahmin edilerek yazıldığı, otelde oda sayısı 140 oda olup tamamında … LCD … marka televizyon bulunduğu, bunların 22 inç 55 ekran ölçüsünde olduğu, otelde Nisan 2012 tarihinden beri 22 inc … Tv takılı olduğunun fatura ve müştemilat sözleşmesinden anlaşıldığının belirtildiği, ne var ki, mahkemece, hacze konu televizyonların ekran boyutunun tahmine dayalı olarak yazılıp yazılmadığı, yazım hatası yok ise haciz tutanağında yazılı 37 ekran televizyonun keşif esnasında haciz mahallinde neden bulunmadığı hususu netleştirilmeden karar verildiği, buna göre,bu hususta tarafların dinlenmesi, gerektiğinde haciz mahallinde uzman bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak, eldeki davaya konu haczi gerçekleştiren icra memuru ve haciz sırasında hazır bulunan … isimli kişinin de tanık olarak beyanının alınması sureti ile hacze konu mahcuzun ekran boyutunun yanlış rakam yazımı veya tahmine dayalı yazım olup olmadığının belirlenerek, hacze konu mahcuzun özelliklerinin netleştirilmesinin gerektiği, öte yandan; davacı üçüncü kişi ile borçlu şirkete ait ticari defterler

getirtilip bu defterler üzerinde araştırma yapılarak davacı ile borçlu arasındaki kira ilişkisinin gerçek bir kira ilişkisi olup olmadığının, kira bedeli ödemelerinin defter kayıtlarında yer alıp almadığının araştırılması; mahcuzlar bakımından; davacı tarafından sunulan faturaların uyumlu olup olmadığı ve faturaların ticari defter kayıtlarında yer alıp almadığı, davacı üçüncü kişi ile borçlu şirket arasında süregelen bir ticari ilişki olup olmadığı, ayrıca borçlu ve üçüncü kişi şirketlerin ticaret sicil kayıtları ve vergi kayıtları getirtilerek taraflar arasındaki organik bağın araştırılması, incelenen defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığı, defterlerin usule uygun tutulup tutulmadığı, sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı hususlarının belirlenmesi bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında kira ilişkisinin varlığının kanıtlanamadığı, davacı şirketin 2012 ve 2015 yılı ticari defterlerini ibraz etmediği, bütünlük arzetmediğinden ticari defterlerin defter sahibi lehine delil olamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de, bozma ilamı gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, haciz sırasında haciz mahallinde bulunan …’in tanık olarak ifadesinin alınması ile yetinilmiş haciz de görevli İcra Memurunun beyanı alınmadan karar verilmiştir. Bu durumda, hacizde görevli İcra Memurunun tanık olarak ifadesinin alınması, ifadesi alınırken diğer tanık …’in “İcra Memurlarının lobide oturduğu, yerinde keşif yapmadığı, hacze konu televizyonları görmeden tahmine dayalı beyanda bulundukları” şeklindeki ifadesi de hatırlatılarak haczin yapıldığı otel odalarının gezilmek sureti ile mi mahcuzların özelliklerinin yazıldığı, yoksa tahmine dayalı hacze konu televizyonların arka kısımlarına bakılmadan mı yazıldığı hususlarının netleştirilmesi; ayrıca 2012 yılı defterlerinin usulüne uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olması karşında bilirkişi raporunda yer verilen 2015 tarihli defterleri sunulmadığından bahisle defterlerin sahibi lehine delil teşkil etmeyeceğine ilişkin kısmın hukuka aykırı olduğuna ilişkin itirazların da değerlendirilmesi, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte incelenerek karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’un 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.