YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7432
KARAR NO : 2022/8245
KARAR TARİHİ : 23.11.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.07.2021 tarih ve 2019/55 E. – 2021/359 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankadan kullandığı Konut Finansman Kredisi ile konut aldığını, kredi açıldığında davalının, Yapı Kredi Sigorta A.Ş.’nin Dask ve Yuvam Sigorta Poliçesini düzenlediğini, prim bedellerini de masraf adı altında tahsil ettiğini, poliçelerin süresi dolunca bankanın re’sen her iki poliçeyi yenilediğini, Yuvam Sigorta Poliçesinin primleri müvekkilinin hesabına borç kaydedilmesiyle müvekkilince ödendiğini, ancak DASK poliçesinin primlerin süresinde yatırılmadığından bahisle iptal edildiğini, deprem sonrası zarar gören konutun yıkılmasına karar verildiğini, sigorta şirketine yapılan başvurunun zararın öncelikle DASK poliçesinden karşılanması gerektiği ifade edilerek reddedildiğini, bankanın, poliçenin yenileme ve süre bitiminde müvekkiline bildirme yükümünü yerine getirmediğini ileri sürerek, 43.300.-TL’nin ticari faiziyle birlikte davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, asıl davadaki iddialarını tekrar ederek, 43.300.-TL’nin ticari faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen dava ise Yuvam Sigorta Poliçesine dayalı olarak açılan hasar tazminatına ilişkin olduğu, dava konusu poliçede DASK poliçesi yapılmışcasına davacı tüketiciyi yanıltan ibareler bulunduğu, davacının DASK poliçesine dayalı olarak asıl dosya davalısına açmış olduğu tazminat davasının Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/196 E. sayılı dosyasında görüldüğü, ilgili dosyada DASK poliçesinin yenilenmemesinden ve bu kapsamda ortaya çıkan zarardan davalı bankanın %50 oranında kusurlu olduğu, 180 m2 dairenin 2011 yılı yapım bedelinin 101.700,00 TL olduğu, %2 tenzili muafiyet oranı uygulandığında 99.666,00 TL net bedel olduğu ve davalı bankanın 49.833,00 TL kısmından sorumlu olduğu belirlenerek bu miktar üzerinden verilen karar Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/6597 E. 2021/5487 K. Sayılı ilamı ile onandığı, davacının gerçek zararı DASK poliçe limitini aşıyor ise, davalı sigorta şirketinin aşan miktar yönünden sorumluluğu olacağı, davacıya ait yapının 2011 yılı maliyetinin 101.700,00 TL olduğunun bilirkişi marifetiyle tespit edildiği, depremin gerçekleşme tarihi itibariyle davacının gerçek zararı 101.700,00 TL olduğu, DASK yenilense idi 106.200,00 TL kısmın DASK kapsamında, artan kısmın ise Yuvam Sigorta Poliçesi kapsamında olacağı, %2 tenzili muafiyet uygulandığında davacının zararının DASK teminat limitleri dahilinde kaldığı ve dask poliçe limitini aşan bir zarar olmadığından davalı sigorta şirketinin Yuvam Sigorta Poliçesi nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 6502 sayılı Yasa’nın 73/2. maddesi gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan davacıdan harç alınmasına yer olmadığına.
23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.