YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4495
KARAR NO : 2022/8145
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.05.2018 tarih ve 2018/238 E. – 2018/560 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 04.02.2021 tarih ve 2018/2082 E. – 2021/193 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka tarafından davalı borçlu Ege İleri Kağıt Karton San. Ve Tic. A.Ş.’ nin borçlu ve davalı …’ nin kefil olduğu, 18/03/2013, 01/11/2013, 22/05/2015 tarihli genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, borcun ödenmemesi üzerine ihtar ve hesaplarının kat edilmesi sonunda, İzmir 9. İcra Müdürlüğü’ nün 2017/3537 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı … açısından dosyaya sunulan vazgeçme beyanlarına göre davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek haksız takip başlatılması sebebi ile alacağın %20′ sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili tarafından verilen vazgeçme beyanına göre, davalı … aleyhine başlatılan icra takibinden vazgeçildiği ve davalı yönünden davanın konusuz kaldığı, incelenen icra takip dosyasında davalı … yönünden takipten vazgeçme beyanında bulunulduğu ve buna ilişkin işlemlerin yapıldığı, davalının kefaletten vazgeçme beyanına usulüne uygun şekilde muvafakat edildiğinin dosyadaki belgelerden tespit edildiği, bu belgelerin icra takibinden önceki tarihli olduğu, dava açıldıktan sonra davacı tarafça davalı … yönünden takipten vazgeçildiği, davacının davalı yönünden icra takibinin başlatılmaması ve sonrasında davanın açılmaması yönünde işlem yapabileceği halde davalı aleyhine icra takibinin başlatılması ve davanın açılması işlemini yaptığı, bu haliyle de davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazminatına hükmedilebileceği gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından esası hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin kabulüne, davalı yönünden başlatılan icra takibinde gösterilen bedel üzerinden hesaplanacak %20 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı bankanın elindeki belgeler itibariyle asgari araştırmayı yapması ile, borç ve borçluları tespiti mümkün bulunduğu nazara alındığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesinde ve ayrıca, itirazın iptali davalarının nispi harca tabi olup, davanın mahiyeti itibariyle nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçelerin usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK’ nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı vekili tarafından 07.11.2017 ve 12.02.2018 tarihli dilekçeleri ile ön inceleme duruşmasından önce davalı … yönünden dava konusu icra takibinden vazgeçtiğini, itirazın iptalini gerektirir bir hususun kalmadığını açıklamış, ilk derece mahkemesince davacı vekilinin bu beyanları dikkate alınarak davanın konusu kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. AAÜT 6. maddesinde anlaşmazlığın davanın konusuz kalması nedeni ile ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderileceği hallerde tarife hükümleri ile belirlenen ücretin yarısına hükmedileceği düzenlenmiş olup mahkemece tarife hükümlerine göre belirlenecek nispi vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken tamamına hükmedilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.