YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15550
KARAR NO : 2023/9205
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.10.2020 tarihli ve 2018/4752 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2021/176 Esas, 2022/403 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan …’ye yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi, uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan …’ye yönelik
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi, uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi, uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan …’a yönelik konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi, uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 30.09.2022 tarihli ve 2022/2081 Esas, 2022/2262 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (g) bendleri uyarınca nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) ve (a) bendlerinin uygulanmaması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmaması ve sanığın eylemine uyan TCK’nın 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilirken yasal alt sınırın 2 yıl hapis cezası olmasına karşılık sanık hakkında “1 yıl” hapis cezası belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe istinaf talebi olmadığından eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Kararların usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğine,
2. Katılanın soyut iddiaları dışında atılı eylemlerin oluştuğuna ilişkin hiç bir somut delil bulunmadığına,
3. Nitelikli yağma suçu bakımından, müvekkilinin katılan … ile ilişkisi olduğuna, bu ilişkinin bir süre devam ettiğine, katılan …’ın katılan … ile de ilişkisi olduğunu öğrenen müvekkilin katılan … ile bir araya gelerek konuşmak istediğine, konuşmadan önce bu ilişkiyi inkar eden katılan …’nin konuşmanın devamında ilişkiyi kabul ettiğine, bunun üzerine müvekkilin katılan … ile katılan mesajlaşmalarını görmek amacıyla katılan …’nin telefonunu herhangi bir zor kullanma olmaksızın istemiş olduğuna, bunun üzerine katılan …’nin kendi rızasıyla telefonındaki mesajlaşmaları göstermek için telefonu müvekkil sanığa verdiğine, katılan …’nin iddia ettiği gibi müvekkilin söz konusu telefonu zorla alma gibi bir durumu olmadığı gibi bu yönde katılan …’nin kendi soyut beyanları harici herhangi bir bulgu da söz konusu olmadığına, müvekkilin telefonu katılan …’den zorla aldığı noktasında mahkemece şüphe giderilemediği halde icbar eyleminin mahkemece hükme ve dolayısıyla tutuklamaya esas alınması hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğuna, müvekkilinin katılan …’nin telefonunda yer alan mesajlaşmaları kendi telefonuna aktarabilmek adına katılan …’nin de rızasıyla ertesi gün telefonunu iade etmek amacıyla almış olduğuna, ertesi günüde müvekkilinin söz konusu telefonu …’ye teslim edilmek üzere onun çalıştığı “Maxi …” adlı işyerine bırakmış olduğuna, polis karakolunda telefonu katılan …’nin işyerine bıraktığını da söylemiş ve daha sonra telefonu işyerinden alarak kendi rızasıyla kolluk kuvvetlerine teslim etmiş olduğuna,
4. Müvekkilin katılan …’nin 150,00 TL parasının aldığı iddiasının da gerçeklikten uzak soyut beyan olduğuna, soyut iddialarını doğrular nitelikte herkangi bir kamera kaydı, tanık gibi delil bulunmadığına,
5. Katılan …’nin iddialarının hayatın olağan akışına da aykırı olduğuna,
6. Üzerine atılı suçu kesinlikle kabul etmemekle birlikte mahkemece yağma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği kabulünün de hukuka aykırı olduğuna, zira yapılan yargılamada tek sanık olarak müvekkilin yer almakta olduğuna,
7. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine,
8. Kararın eksik inceleme ve yanlış nitelendirme sonucu alındığına
9. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
B. Sanığın Temyiz sebepleri;
1. Suça konu cep telefonunu şarjı bittiği için emaneten aldığına, zorla almadığına,
2. … ile ilişkisine yönelik beyanlarının doğruluğunun telefon görüşme kayıtlarının istenmesinden anlaşılacağına,
3. İftiraya uğradığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın firari … isimli bir kişi ile birlikte katılan …’yi zorla bir araca bindirdikleri ve bu araç ile götürdükleri bir başka mahalde katılanı darp etmek suretiyle suça konu cep telefonunu zorla aldıkları, katılanın içerisinde olduğu bir video kaydını da çektikleri, tanık E.A. ile telefon görüşmesi yaptırdıkları ve ertesi günü sanığın katılan …’ya ait konuta zorla girerek etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaraladığı katılan …’ya bahsedilen videoyu izlettirdiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı hayatın olağan akışına aykırı savunma ile inkar ettiği belirlenmiştir.
3. Katılanların aşamalarda oluşa uygun birbirleriyle örtüşen, tutarlı beyanlarda bulundukları anlaşılmıştır.
4. Tanıklar Ö.Y. ile E.A. ve S.Z.’nin doğrudan görgüye dayalı olmayan beyanlarının soruşturuma aşamasında alınmış olduğu belirlenmiştir.
5. Katılan …’ın etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaralandığına dair adli tıp raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, “Katılan …’ın olay günü akşam saat 20.00’dan sonra sanık ve yanındaki kişilerle buluşmak üzere telefonla arandığına, buluşmalarının ardından zorla bir araca bindirilerek bir yere götürüldüğüne, levye ve sopayla darp edildiğine, bu sırada parasının ve telefonunun alındığına ilişkin beyanı, sanık …’in katılanı olay günü olaydan sonra saat 24:00-01:00 sıralarında istediği yere bıraktığına ilişkin savunması nazara alındığında nitelikli yağma suçunun gece vakti ve silahla, işlendiği anlaşılmakla, nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) ve (a) bendlerinin uygulaması yapılmamış olmasının aleyhe istinaf talebi bulunmaması nedeniyle bozma sebebi yapılmadığına” ilişkin eleştiri dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Katılan …’a Yönelik Kasten Yaralama ve Konut Dokunulmazlığının İhlali ile Katılan …’ye Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Bakımından
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanık ve sanık müdafilinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Hakkında Katılan …’ye Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Bakımından
1. Suçun Sanık Tarafından İşlenmediğine ve Suç Vasfına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanların birbirleri ile örtüşen, tutarlı oluşa uygun beyanları, sanığın hayatın olağan akışına aykırı suçtan kurtulmaya yönelik savunması ve tüm dosya kapsamına göre; olayın özellikle katılanın cep telefonu yanında 150.00 TL parasınında faydalanma amacıyla cebir ve tehdit ile alınmış olmasının, Olay ve Olgular başlığı altında (B) paragrafında izah edildiği şekilde kabulü ile sanığın eyleminin sabit olduğuna ve suç vasfının da yağma suçu olarak yazılı şekilde belirlenmesine ilişkin hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 Sayılı Kanun’un 149 uncu Maddesinin Birinci Fıkrasının (c) Bendi Koşullarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılan …’nin aşamalarda alınan beyanları ve tüm dosya kapsamında göre sanığın firari … isimli bir kişi ile birlikte eylemini iştirak halinde gerçekleştirmiş olduğunun anlaşılması karşısında birden fazla kişi ile birlikte nitelikli yağma suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin sanık hakkında uygulanmış olmasına ilişkin hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Lehe Hükümlerin Uygulanmasına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 8 yıl 4 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılan …’a Yönelik Kasten Yaralama ve Konut Dokunulmazlığının İhlali ile Katılan …’ye Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Bakımından
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle sanık ve müdafinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebligname’ye uygun olarak, oy birligiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Katılan …’ye Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Bakımından
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 30.09.2022 tarihli ve 2022/2081 Esas, 2022/2262 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.