Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/5175 E. 2023/9062 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5175
KARAR NO : 2023/9062
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2014 tarihli ve 2014/389 soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1, 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/668 Esas, 2015/739 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1, 52 nci maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/668 Esas, 2015/739 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/3869 Esas, 2017/27093 Karar sayılı kararı ile;
“…1-Sanığın, katılanı “a..na koyduğumun çocukları bana para vereceksiniz,yoksa sizin kellenizi kopartırım” şeklinde tehdit ettiklerinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, eylemin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturabileceğinden, kanıtları değerlendirme ve suçu nitelendirme görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması …”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Asliye Ceza mahkemesi bozma ilamına uyarak görevsizlik kararı vermiştir.

5. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2018/377 Esas, 2021/475 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d-h, 35, 62 nci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereği kazanılmış hak gözetilerek 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Yeterli delil olmadığından sanığın beraat etmesi gerektiğine,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
3. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan … Karakuş’un emniyette alınan beyanında 13.04.2014 günü saat 23.45 sıralarında daha önceden tanımadığı ismini polis merkezinde öğrendiği …’in kendisinin sokağa bakan kilitli olmayan fakat kapalı olan yatak odasının camına vurduğunu, camın darbenin etkisi ile açıldığını, ancak herhangi bir zararın olmadığını, …’ın kendisine “bana para vereceksiniz, amına koduklarımı, yoksa sizi kopartırım” dediğini ve pencereden içeriye girmeye çalıştığını, kendisinin pencereyi kapatmaya çalıştığı sırada …’ın yumruk salladığını, ancak isabet ettiremediğini, kendisinin pencereyi kapatarak polisi aradığını, polislerin gelerek …’ı yakaladıkları mahkemece kabul edilmiştir.

2. Katılan …’un polisi araması üzerine olay günü saat 23.45 sıralarında devriye görevini ifa eden kolluk güçlerinin adrese intikal edildiğinde olay yerinde bulunan katılan …’un sanık …’i göstererek sanığın zorla evine girmeye çalıştığını, sanığın kendisine saldırdığını ancak darp olayının meydana gelmediğini beyan ederek sanıktan şikâyetçi olduğu olay yeri yakalama tutanağınca belirlenmiştir.

3. Olay sırasında evde katılanın eşi K.K.’nın da var olduğunu ve olayı gördüğünü, kendisi ve eşinin sanığa fiziki veya sözlü olarak karşılık vermediklerini, sanıktan şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, tanık K.K. ‘nın kovuşturma aşamasında alınan beyanında olay günü uyuduklarını, gece yarısı sanığın yatak odası penceresinin camını tıklattığını, evlerinin alçak olduğunu, sanığın bir kez daha cama yüklenmesi üzerine camın açıldığını, sanığın yarı gövdesine kadar içeriye uzandığını ve “amına koduğumun çocukları bana para vereceksiniz yoksa sizin kellenizi koparırım” dediğini, kendilerinin de polisi aradığını, polislerin geldiğini ve sanığı kapıdan aldıklarını, evlerinin etrafında bahçe duvarının bulunmadığını beyan etmiştir.

4. Sanık kovuşturma aşamasında alınan beyanında olay tarihinde akşam vakti yanında arkadaşı F. U. olduğu halde …’un evine ondan kadın temin etmek için gittiğini, …’in kadın işi yaptığının araştırıldığında ortaya çıktığını, Mahkemece araştırıldığında da ortaya çıkacağını, kendisinin o gün katılandan para istemediğini, hakaret ve tehdit etmediğini, bunu gerektirecek bir hususun olmadığını, katılanın polis çağırdığını, polisin kendisini karakola götürdüğünü, aynı ifadeyi orada da verdiğini, katılan ile aralarında herhangi bir şekilde başka olay olmadığını savunmuştur.

5. Tanık F. U.’nun olay yerinde bulunmadığını tanığın sanığı bıraktıktan sonra oradan ayrıldıklarını, çok uzaklaşmadan bağrışma seslerini duyduğunu ve sonrasında hemen polislerin geldiğini olay yerinde bulunmadığını beyan ettiği belirlenmiştir.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mahkemece Yargıtayın bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama neticesinde, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında oluşan inanç ve takdire, incelenen dosya içeriğine göre; sanığın olay günü katılandan para istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerine katılanı dövmekle tehdit ettiği olayda; sanığın savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya içeriğinden nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olup bu yönüyle kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında senedin yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149 uncu maddesinde nitelikli yağma, 150 nci maddesinde ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile yağmada değer azlığı düzenlenmiştir.

Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 148/1 inci maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir.

Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır.

Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır.

Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir.

Cebir ve tehdit, malvarlığına karşı işlenen suçta araç olduğundan, yağma suçuna malvarlığına karşı işlenen suçlar bölümünde yer verilmiştir. Bu açıklamalardan sonra katılanan istikrarlı beyanları, katılan beyanını doğrular, tanık K.K’nın ifadeleri, olay yeri yakalama tatanağı, uyulmasına karar verilen ve Hukuki Süreç başlığı (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, somut olay ve fiil, yağma suçunun unsurlarını oluşturduğu ve hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerleTekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2018/377 Esas, 2021/475 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.