Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3820 E. 2022/7785 K. 03.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3820
KARAR NO : 2022/7785
KARAR TARİHİ : 03.11.2022

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19.12.2017 tarih ve 2016/475 E. – 2017/587 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.01.2021 tarih ve 2019/931 E. – 2021/87 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2011/59470, 2011/58777 sayılı ve “aklımı seveyim aklımı regal”, “aklımı seveyim regal 44 4 789” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “aklımı severim+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2015/74831 kod numarasını alan başvuruya müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa Regal ibaresinin müvekkilinin çatı markası olduğunu ve bu nedenle tali konumda bulunduğunu, bu haliyle davaya konu “Aklımı Severim” markası ile markalarının işitsel, görsel, kavramsal benzerlik içerdiğini, “Aklımı Seveyim” sloganının müvekkili tarafından oluşturulmuş özgün bir ibare olduğunu, davaya konu markanın tamamen müvekkile ait markadan esinlenerek oluşturulduğunu, taraflara ait markaların 35. sınıfta yer alan hizmetler bakımından ayniyet, kalan mal ve hizmetler yönünden ise benzerlik gösterdiğini, müvekkil markasının tanınmış marka olduğunu, davalı marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, 2016-M-10252 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TÜRKPATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka işaretinin 556 Sayılı KHK’nın 5. maddesi anlamında “marka” olabilecek işaretlerden olduğu, davalı başvurusu ile davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi uyarınca benzer görülmediği, davacının “Aklımı Severim Aklımı Regal+Şekil” ibaresini içeren markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı, kaldı ki somut olayda markaların benzer bulunmadığı, bu nedenle de somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ve tescil edilmişse markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Nisbi red nedenlerini düzenleyen davaya uygulanması gereken mülga 556 sayılı KHK m. 8/1-b hükmünde “tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa” tescil edilmiş veya tescil için başvuru yapılmış bir markanın sahibi tarafından itiraz yapılması durumunda markanın tescil edilmeyeceği düzenlenmiştir.
Davacı “aklımı seveyim” ibareli markalara dayanarak davalının “aklımı severim+ şekil” ibareli marka başvurusuna karşı çıkmış nihai olarak itirazı TPE YİDK tarafından reddedilmiştir. İlk derece mahkemesince davanın reddine, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ancak davacının itiraza mesnet markaları ile davalının “aklımı severim+ şekil” ibareli marka başvurusu arasında anılan hüküm kapsamında ilişkilendirme ihtimali de dahil ortalama tüketici nezdinde karıştırılacak derecede görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmaktadır. Nitekim Dairemizin 05.06.2018 tarih ve E 2016/13327 K. 2018/4332 sayılı kararında da davacının “aklımı seveyim aklımı” ibareli markalarıyla “aklımı seveyim+şekil ” ibareli marka başvurusu benzer bulunmuştur. O halde benzer mal ve hizmetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tamamen reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.