Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4236 E. 2022/8432 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4236
KARAR NO : 2022/8432
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.02.2018 tarih ve 2016/21 E- 2018/53 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 18.02.2021 tarih ve 2018/1303 E- 2021/225 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı aleyhine davalı tarafından Nevşehir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2015/6055 Esas sayılı dosyası ile Denizbank Altıyol/ İstanbul Şubesi … IBAN Nolu hesapta … çek numaralı 50.000,00 TL bedelli, 25.05.2015 tarihli çeke istinaden, Nevşehir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2015/6056 Esas sayılı dosyası ile TEB … Şubesi … IBAN nolu hesapta … çek numaralı 50.000,00 TL bedelli, 25.04.2015 tarihli çeke istinaden ilamsız icra yoluyla icra takibi yapıldığını, takibe dayanak çeklerin hatır çeki olduğundan bedelsiz olduğunu belirterek davacının çekler nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, çekin davacının borcu sebebiyle verildiğini, davacının çek nedeniyle borçlu olmadığını yazılı delille ispat etmek zorunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davaya konu çeklerin aradaki ticari ilişki sebebiyle verildiğinin ve mal/ hizmet alımının olmadığının ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, ancak bu hususun da davacı tarafça ispat edilemediği, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle sebepten mücerret olduğu gerekçesiyle davanın reddine, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davacı takibe dayanak çeklerde keşideci,davalı ise lehtar olup taraflar arasında temel ilişki bulunduğu, söz konusu çeklerin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup, alacaklının alacağını tanık dahil her türlü delil ile ispat edebileceği, mahkemece çekin bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle çek vasfını yitirdiği gözetilmeksizin kambiyo senedi gibi değerlendirilerek gerekçe oluşturulmasının doğru olmadığı, somut olayda taraflar arasında temel ilişki bulunduğundan alacaklı lehtar tarafından alacağın ispat edilmesi gerektiği, somut olayda davalı alacaklı lehtar tarafından alacağın varlığı ispat edilememiş olduğundan mahkemece menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı, dosya kapsamı itibariyle kötüniyet tazminatının yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne, Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 01.02.2018 tarih ve 2016/21 Esas, 2018/53 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kabulüne, davacının Nevşehir 2.İcra Müdürlüğü’nün 2015/6055 ve 2015/6056 sayılı dosyalarında takibe konu edilen Denizbank Altıyol/ İstanbul Şubesi … IBAN Numaralı hesapta… çek nolu 50.000,00 TL bedelli, 25.05.2015 tarihli ve TEB … Şubesi … IBAN nolu hesapta 6951261 çek numaralı 50.000,00 TL bedelli, 25.04.2015 tarihli çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, takibe konu kambiyo senedi vasfı bulunmayan çekler nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup davacı vekili dava dilekçesinde davaya konu çekler nedeni ile 3. kişilere ödemeler yaptığı iddiasında bulunmuş olup davacının bu beyanlarının taraflar arasındaki ticari ilişkiyi inkar beyanları ile birlikte ispat yükünün hangi tarafta olduğu hususunun değerlendirilmesi gerekirken, bu değerlendirilmenin yapılmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Kambiyo senedi vasfı bulunmayan ancak yazılı delil başlangıcı niteliğini haiz çekler yönünden alacağın varlığını ispat yükü çek hamili davalıya ait ise de mahkemece davalının bu konudaki delillerinin ve davaya cevap dilekçesinde tanık deliline dayanmış olması nedeni ile tanık listesinin sunulması için davalıya süre verilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken bu hususlar dikkate alınmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.