Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24117 E. 2023/9063 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24117
KARAR NO : 2023/9063
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.08.2017 tarihli ve 2017/131880 soruşturma sayılı iddianamesi ile; suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c, 39, 31/3 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2018 gün ve 2017/351 Esas, 2018/105 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-c, 31/3, 62 nci maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin kararı istinaf etmesi üzerine; … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 23.01.2019 tarihli ve 2018/1183 Esas, 2019/83 Karar sayılı kararı ile duruşma açılarak yapılan incelemede; suça sürüklenen çocuk hakkındaki … Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2018 gün ve 2017/351 Esas, 2018/105 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi gereğince kaldırılarak; nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-c, 31/3, 62 nci maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi;
Suça sürüklenen çocuğun olaya iştiraki olmadığından ceza verilmemesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur …’ın olay günü saat 17.30 sıralarında yanında kuzeni olan tanık A. M. ile birlikte bir şeyler yedikleri sırada daha önceden tanımadıkları suça sürüklenen çocuk … …, suça sürüklenen çocuk … … ve ve kimliği belirsiz bir kişinin mağdur ve kuzeninin yanına geldikleri, kimliği belirsiz 3 kişinin daha sonra suça sürüklenen çocukların yanından kalkarak uzaklaştığı, suça sürüklenen çocuk … …’ın mağdur …’ın ve tanık A. M.’nin cep telefonlarını bir yeri arayacağını söyleyerek istediği, mağdur … ve tanığın ise telefonlarını vermek istemedikleri ancak ısrar edilince cep telefonlarını suça sürüklenen çocuk … …’a verdikleri, tanığın cep telefonunun ekranı kırık olduğu için cep telefonunu tanığa iade ettiği, tanığın telefonu aldıktan sonra oradan uzaklaştığı, daha sonra istemesine rağmen suça sürüklenen çocuk … …’ın, …’a cep telefonunu geri vermediği, mağdur …’ın cep telefonunu almak için elini uzattığında suça sürüklenen çocuk … …’ın belinden rambo bıçağı olarak tabir edilen bıçak çıkartarak ve yanında bulunan diğer iki arkadaşının (suça sürüklenen çocuk … … ve kimliği belirsiz bir kişi) varlığının sağladığı caydırıcı ve korkutucu etkiden yararlanarak mağdur …’ın koluna bıçağı sürttüğü ve “Sen hiç emanet yedin mi akıllı ol” diyerek tehdit ettiği ve bıçağı mağdura doğru sallayarak “Git lan buradan” dediği ve bu şekilde telefonu geri alamamasını sağladığı mahkemece kabul edilmiştir.

2. Suça sürüklenen çocuk … …’ın alınan savunmalarında mağdur Serdar’ın telefonunu istediğini, amacının telefonu alıp kaçmak olduğunu, daha sonra telefonu alınca da kaçtığını, kendisinde bıçak bulunmadığını ve bıçakla bir eyleminin olmadığını beyan ederek inkar ettiği belirlenmiştir.

3. Suça sürüklenen çocuk … …’nun savunmasında suçlama inkâr edilmiş; “… … birisinden telefon alıp konuşmak istiyorum diyerek yanımızdan ayrıldı. 3 tane çocuk vardı. Onların yanına gitti. 2-3 dakika sonra … koşarak yanıma geldi. Elinde herhangi bir şey yoktu. Ben şurada bir çocuğa … attım. Babası birazdan yanıma gelir, haydi gel gidelim dedi… Ben de onun yanına koşarak kaçmaya başladım. Daha sonradan da herhangi bir bir kimseden telefon aldığından söz etmedi. Herhangi bir telefon da çıkartmadı.” biçimindeki savunmasının suça sürüklenen çocuk …’ın savunmasıyla örtüşmediği tespit edilmiştir.

4. Mağdurun beyanlarının mahkemenin kabulüyle uyumlu olduğu belirlenmiştir.

5. Tanık A. M.’nin Mahkemede özetle: ”Saat 17.00 civarında kuzenim … ile birlikte birşeyler yerken daha önceden gördüğüm pek samimiyetimin olmadığı … …, … ve … geldiler, …’dan telefonunu … istedi, o sırada telefon …’ın elindeydi, ilk başta vermek istemedi, … elinden telefonu aldı, benim telefonumu da istediler, ben verdim, benim telefonumun ekranı kırıktı, telefonları üstüste koydular, ben telefonumu oradan aldım ve yanlarından ayrıldım, bir süre sonra geri geldiğimde …’ı ağlarken gördüm, telefonu geri vermediklerini alıp götürdüklerini söyledi, Sorulduğunda: …’ın elinde bıçak vardı, telefonu istediği sırada elinde bıçak vardı, Soruşturma beyanı okunup, tekrar sorulduğunda: Telefonu istedikleri sırada elinde bıçak vardı. Ben polise ifade verirken bıçaktan bahsetmiştim, niye yazılmadı, bilmiyorum, Cumhuriyet Savcısı’nın talebiyle tanıktan sorulduğunda: İlk başta bıçak …’nın belindeydi, … onların yanından ayrılırken polis molis görür diye kahveye gideceğinden … …’a verdi, ancak o sırada çekirdek filan vardı, çitliyorduk. … bıçak belindeyken … bizden telefon istemedi, … ayrıldıktan sonra telefon isteme işi başladı. … benden telefon istedi, telefonu verdim ama sonra telefonumu geri aldım, benim yüzüme iki tane vurup ‘sen buradan git’ demesi üzerine ben gittim yoksa halamın oğlu olan mağduru yalnız bırakmazdım.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

6. Suça sürüklenen çocuk hakkında Sosyal İnceleme Raporu düzenlendiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun olay günü 17.30 sıralarında yanında kuzeni olan tanık A.M. ile birlikte birşeyler yedikleri sırada daha önceden tanımadıkları suça sürüklenen çocuk … ile istinaf dışı hakkındaki karar … Bölge Adliye Mahkemesinde 14. Ceza Dairesi tarafından esastan reddelip Yargıtay 6. Ceza Dairesi tarafından onanan suça sürüklenen çocuk … … ve kimliği belirlenemeyen bir kişi olduğu halde mağdur ve tanığın yanına geldikleri üçüncü kişinin daha sonra suça sürüklenen çocukların yanlarından ayrıldığı, suça sürüklenen çocuk … …’ın mağdur …’ın ve tanık A.M.’nin cep telefonlarını bir yeri arayacağını söyleyerek istemesi ile mağdur ve tanığın telefonlarını vermek istemedikleri ancak ısrar edilince cep telefonlarını suça sürüklenen çocuk … …’a verdikleri tanığın cep telefonunun ekranı kırık olduğu için kendisine iade edildiği, daha sonra suça sürüklenen çocuk … …’ın mağdur …’a geri vermediği, mağdurun cep telefonunu almak için elini uzatsa da ssç … …’ın belinden rambo bıçağı olarak tabir edilen bıçağı çıkarmak suretiyle ve yanında bulunan suça sürüklenen çocuk …’nun da varlığının sağladığı caydırıcı ve korkutucu etkiden yararlanarak ve bıçağı mağdurun koluna sürterek, mağdura hitaben “sen hiç emanet yedin mi ? akıllı ol. ” diyerek tehdit ettiği ve bıçağı mağdura doğru salladığı, akabinde mağdura “git lan buradan” dediği, bu şekilde mağdura telefonu geri verilmeyerek her iki ssç nin olay yerinden birlikte uzaklaştıkları, ssç’lerin olayın başından itibaren birlikte olup fikir ve eylem birliği içerisinde suçu işledikleri eylemin bu şekilde sübuta erdiği Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilmiştir.

2. Suça sürüklenen çocuk hakkında iddianamede 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin uygulanması talep edildiği halde suça sürüklenen çocuk lehine olan madde itibariyle uygulanmaması ihtimaline binaen 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeyerek ve uygulanmamış olmasının savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirilmekle ek savunma yönünden hukuka aykırılığın giderilmesi amacıyla Bölge Adliye Mahkemesinde duruşma açılmasına, bu yönden İlk derece mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmekle yapılan yargılamada suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 39/2-c madesinin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmekle hukuka aykırılık giderilmiştir.

3. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2017 günü 2017/316 Esas 2017/422 Karar sayısından suça sürüklenen çocuk … …’ın mağdur …’a nitelikli yağma suçu sabit görülerek 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-c, 31/3 ve 62 nci maddesi gereğince neticeten 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verildiği; … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’nin 2018/346 Esas sırasında kayıtlı olduğu, dairenin 2017/422 Karar sayılı ilamı ile Mahkeme kararının Esasdan Reddine karar verildiği, temyize kabil karar itibari ile suça sürüklenen çocuk … … müdafiinin kararı temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi tarafından 19.09.2018 tarih ve 2018/2148 Esas, 2018/5621 Karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararının onanmasına karar verilmiş oluduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Gerek eylemde suça sürüklenen çocuk …’ın ele geçirilemeyen bıçak kullanması ve gerekse suça sürüklenen çocuklar … ve …’in (ve kimliği belirsiz diğer kişinin) varlığının sağladığı caydırıcı ve korkutucu etkiden yararlanılarak tam bir fikir ve eylem birlikteliği bulunduğu, bu birlikteliğin 5237 sayılı Kanun’un 39/2-c hükmüne uyacak biçimde “suçun icrasını kolaylaştırarak yardım etme” sıfatının ötesinde olduğu, suça sürüklenen çocuklar baştan beri fikir ve eylem birlikteliklerinin kesintiye uğramaksızın sürmesi karşısında 5237 sayılı Kanun’un 39/2-c maddesinden yararlanamayacakları, buna göre suça sürüklenen çocuk …’in eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 37/1. maddesine göre; “Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.” , 149/1-a-c hükümlerine uyduğu, mağdur ve tanık beyanları ile Olay ve Olgular bölümünde yer alan deliller karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleme iştirak ettiğinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 23.01.2019 tarihli ve 2018/1183 Esas, 2019/83 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine,
Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.