YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3500
KARAR NO : 2023/9296
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER :Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/2046 soruşturma no’lu 10.11.2014 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası (iki kez), 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca hakaret ve tehdit suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Kastamonu 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/479 Esas, 2016/215 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca ayrı ayrı iki kez 2 ay 15 gün hapis cezası; 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi, 62 nci 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlerine özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2020 tarihli ve 4-2016/251812 no.lu tebliğnamesi ile; “Hükümden sonra 19/08/2020 gün ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25/06/2020 gün ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “… kovuşturma evresine geçilmiş …” ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve CMK’nın “Tanımlar” kenar başlıklı 2. maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın “İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi” ifade eder şeklinde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen CMK’nın 251. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedeniyle hükümlerin bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanığın Temyiz Sebepleri
1.Kararın bozulmasına
2.Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay tarihinde kadın sığınma evine geldiği, kurumda sosyolog olan katılan … ile aralarında çıkan tartışmada sanığın katılana hitaben “Gerizekalı” diye hakaret ettiği, olayın kolluğa bildirilmesi üzerine, kolluk görevlilerinin olay yerine geldiği sırada sanığın katılana “Orospu, kaltak, seni öldüreceğim'” diyerek hakaret ve tehdit ettiği, bu sırada katılanı işyerinden almaya gelen katılanın eşi olan katılan …’e hitaben “Şerefsiz'” diye hakaret ettiği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Tanıklar Z.T. , G.U ve N.K. nın olayı doğrular nitelikte beyanları mevcuttur.
3. Katılanlar aşamalarda değişmeyen ve oluşa uygun beyanlarda bulunmuşlardır.
4. Sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
5. Adli Tıp Kurumu … Şube Müdürlüğünün 29.12.2015 tarih ve 2015/169 sayılı raporunda, sanığın ceza sorumluluğunun tam olduğu belirtilmiştir.
6. Adli sicil kayıtları ile nüfus kayıt örnekleri mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 125/1, 125/3-a, 125/4. maddelerinde tanımlı kamu görevlisine alenen hakaret suçunun gerektiği cezanın üst sınırına göre basit yargılama usulüne tabi olmadığı, sanığın bu suçla birlikte işlediği tehdit suçunun ise 5271 sayılı CMK’nın 251/8. maddesi kapsamında basit yargılama usûlüne tâbi olmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanlar ve tanık beyanları ile kolluk tutanakları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılan …’in kadın sığınma evinde görevli sosyolog olması nedeniyle sanık hakkında 5237 Sayılı Kanunun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile ve her iki katılana yönelik hakaret suçunu kadın sığınma evi içinde ve bahçesinde gerçekleştirmesi nedeniyle 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) paragrafı (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2014/479 Esas, 2016/215 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (C) paragrafında açıklanan nedenle Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2014/479 Esas, 2016/215 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, gerekçesi Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi gereğince sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.