YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4098
KARAR NO : 2023/9294
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Nitelikli yağma, alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER :Mahkumiyet
A. 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291. maddesinde yapılan değişiklikler “bu Kanun’un (7035) yürürlüğe girdiği tarihte ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır” denilmek suretiyle doğrudan ya da istinaf sonrası ayrımı yapmaksızın bütün kararların yeni temyiz süresine, yani onbeş (15) günlük temyiz süresinin tabi olduğu açıkca vurgulanması karşısında sanık müdafiinin yüzüne karşı 27.01.2022 tarihinde verilen hükme, tefhim tarihinden itibaren yasal 15 günlük yasal süre içerisinde 11.02.2022 tarihinde temyiz talebinde bulunulduğu anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz talebi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
B. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanıklar hakkında Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/2754 soruşturma No’lu 06.10.2014 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) bentleri, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/332 Esas, 2015/329 Karar sayılı kararı sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
3. Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/332 Esas, 2015/329 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 29.04.2019 tarihli ve 2016/3126 Esas, 2019/2686 Karar sayılı kararı ile;
“Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Tüm dosya içeriğine göre; gayrimenkul satışı hususunda yaptıkları anlaşma gereğince aldığı 3.000 TL.lik kaporaya istinaden, yakınan … tarafından sanık …’e aynı miktar bedelli bir teminat senedi verildiği, satış işleminden vazgeçip senet bedelinin ödenmesini talep eden sanığın, makul bir sürede parasının ödenmemesi üzerine, olay günü arkadaşı sanık …’nın sevk ve idaresinde bulunan araçla seyir halinde iken yakınanı görüp konuşma bahanesiyle çağırıp, yanlarına gelen yakınanı her iki sanığın kollarından tutup zorla bindirdikleri araçla şehir merkezi dışında bulunan bir alana kadar götürüp, burada bıçak tevcih etmek suretiyle 700 TL. parasını aldıkları olayda;
1- Sanıklar … ve …’ın, yakınan …’ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sabit olduğu gözetilmeden, mahkumiyetleri yerine, yazılı şekilde sanıkların beraatlerine karar verilmesi,
2- Yakınan ve babası tanık …’nın aşamalardaki beyanları arasındaki açık aykırılıklar giderilip, olay tarihi itibariyle sanıkların hukuken korunan alacağa yönelik olarak zor yoluyla yakınandan vaki istemlerinde bir nispetsizlik ve/veya aşkınlık bulunup bulunmadığı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde
saptanıp, sonucuna göre tüm deliller bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği düşünülmeden, yerinde yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat hükmü kurulması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2019/230 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) bentleri ve 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası, 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası, 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri
1. Suç işleme kastının bulunmadığına,
2. Atılı suçları işlemediğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine,
B.Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi
Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
C. Sanık …’in Temyiz Sebebi
Atılı suçları işlemediğine,
D. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın atılı suçları işlemediğine,
2. Mahkumiyetine yeter nitelikte delil bulunmadığına,
3. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun maddi unsurunun gerçekleşmediğine,
E. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun suç tarihinden önce gayrimenkul satışı hususunda yaptıkları anlaşma gereğince sanık …’den 3.000,00 TL lik kapora aldığı, mağdurun sanık …’e aynı miktar bedelli bir teminat senedi verdiği, satış işleminden vazgeçip senet bedelinin ödenmesini talep eden sanık …’in parasının ödenmemesi üzerine, olay günü arkadaşı diğer sanık …’ın sevk ve idaresinde bulunan araçla seyir halinde iken mağduru gören sanıkların mağdurun kollarından tutup zorla bindirdikleri araçla şehir merkezi dışında bulunan bir alana kadar götürdükleri, burada sanık …’ın sanık …’dan aldığı bıçağı mağdura gösterdiği, yine araç içerinde bulunan sopayı mağdura göstererek ‘”Senin kulağını keseceğim, bu sopayı senin g.tüne sokacağım, seni öldüreceğim” diyerek tehdit ettiği, sanık …’ın bıçağı mağdurun göğsüne yaklaştırarak cebindeki tüm parayı vermesini istediği, mağdurun cebinden 700,00 TL para çıkartarak sanık …’a verdiği, ardından mağdurun araçtan inerek zorla bindirildiği aracı takip ederek olay yerine gelen tanıkların aracına binerek olay yerinden ayrıldığı maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Tanıklar İ.S. ve G.D. nin olayı doğrular nitelikte beyanları mevcuttur.
3. Mağdur kollukta olayla örtüşen ve tanık beyanları ile çelişmeyen beyanda bulunmuştur.
4. Sanıklar aşamalarda atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.
5. Kolluğun 02.07.2014 tarihli yakalama tutanağı mevcuttur.
6. Mağdurun borçlusu olduğu 3.000,00 TL değerindeki senede ait fotokopi ile bir adet 23.10.2013 tarihli satış sözleşmesine ait fotokopi dosya arasında bulunmaktadır.
7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
8. Adli sicil kayıtları ile nüfus kayıt örnekleri mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında hukuki Alacağın Tahsili Amacıyla Nitelikli Tehdit ve Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Suç İşleme Kastının Bulunmadığına İlişkin;
Mağdur ve tanık beyanları, kolluk tutanakları ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Mağdur ve Tanık İ.S.’nin Aşamalardaki Beyanlarında Çelişki Olması Nedeniyle İtibar Edilemeyeceğine Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanı, şikâyetçinin ilk beyanı ile örtüşen ve aşamalarda değişmeyen tanık beyanları karşısında, mağdurun ilk beyanına önceliklik tanınarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ve müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B.Sanık … ve Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdurun hürriyetinden alıkonulduktan sonra, şahsına zarar verilmeksizin serbest bırakıldığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 110. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Hukuki Alacağın Tahsili Amacıyla Nitelikli Tehdit suçundan; Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan A paragrafı (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2019/230 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararında sanıklar ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ve müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … ve Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan B paragrafında açıklanan nedenle Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2019/230 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ve müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.