Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/5077 E. 2023/9253 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5077
KARAR NO : 2023/9253
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2015 tarihli ve 2015/6911 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/536 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan açılan davanın 5237 sayılı Kanun’ un 155 inci maddesinin birinci maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, şikayetten vazgeçme nedeniyle 5237 sayılı Kanun’ un 74 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin sekinci fıkrası gereğince düşürülmesine karar verilmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/536 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısının tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.10.2020 tarihli ve 2018/1921 Esas, 2020/3488 Karar sayılı kararı ile;
“Olay günü gündüz saat:12.00 sıralarında sanık …’un, okuldan çıkıp bakkala doğru giden mağdur …’u yanına çağırıp bıçağı boynuna dayayarak telefonunu istediği, sanıktan korkan mağdurun telefonu sanığa verdiği, sanığın mağdura hitaben “Ailene söylersen seni öldürürüm” diyerek olay yerinden ayrıldığı, mağdurun sıcağı sıcağına alınan beyanı, teşhis tutanağı, sanığın kaçamaklı savunması ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığın eyleminin, yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, mağdurun sanığı suçtan kurtarmaya yönelik sonradan değiştirdiği beyanlarına dayanmak suretiyle kanıtların takdirinde ve vasıflandırmada yanılgıya düşülerek yerinde yeterli olmayan gerekçe ile sanık … hakkında güveni kötüye kullanma suçundan şikayet yokluğuna dayanılarak düşme kararı verilmesi
…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2021 tarihli ve 2020/375 Esas, 2021/395 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsubuna karar verilmistir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri ;
1.Yeterli delil olmadan, somut iddialar ile hüküm kurulduğu,
2. Mağdur rızası ile suça konu telefonu sanığa verdiği bu nedenle yağma kastı olmadığına,
3. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,

B.Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü gündüz vakti saat 12.00 sıralarında sanık …’un, okuldan çıkıp bakkala doğru giden mağdur …’u yanına çağırıp bıçağı boynuna dayayarak telefonunu istediği, sanıktan korkan mağdurun telefonu sanığa verdiği, sanığın mağdura hitaben “Ailene söylersen seni öldürürüm” diyerek olay yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.

2. Mağdurun, sıcağı sıcağına alınan ve sanığın eylemini Olay ve Olgular bölümünün (1) numaralı paragrafında belirtildiği şekilde gerçekleştiğine ilişkin beyanda bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır.

3. Mağdurun, sanığı canlı olarak teşhis ettiğine ilişkin 29.09.2015 tarihli canlı teşhis tutanağı dosya içerisinde bulunmaktadır.

4. Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Yeterli Delil Olmadığına, Yağma Kastının Olmadığına ve Suçun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’ un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.

Sanık hakkında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen mağdurun olayın sıcağı sıcağına alınan beyanı, mağdurun ilk beyanı ile örtüşen canlı teşhis tutanağı ve sanığın tevil yolu ikrarı ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, suçun kesin delillerle sanık tarafından Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire Yönünden
1.Sanık hakkında, Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2014 tarihli ve 2013/522 Esas, 2014/261 karar sayılı kararla verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karar için 5271 sayılı Kanun’ un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca mahkemesine yerinde ihbarda bulunulması olanaklı kabul edilmiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve suça sürüklenen çocukların müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

C. Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit olarak ” tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’ un 326 maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) paragrafında açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2021 tarihli ve 2020/375 Esas, 2021/395 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün yargılama giderlerinin alınmasına ilişkin bölümünden “sanıklardan eşit olarak” kelimelerinin çıkartılarak, yerine “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” ibaresinin eklenmesi ve gerekçe bölümünün B paragrafının (1) numaralı bendindeki eleştiri dikkate alınmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.