YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23953
KARAR NO : 2023/8945
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemleri süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanıklar hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1426 İddianame No.lu iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) bentleri, 37 nci, 35 inci, 53 üncü, 54 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli ve 2017/526 Esas, 2018/294 Karar sayılı kararı ile tüm sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü, ve sanıklar … ve … bakımından ayrıca 58 inci maddeleri uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar … ve … bakımından cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 18.07.2018 tarihli ve 2018/2434 Esas, 2018/1468 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafinin Temyiz Sebebi,
Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
B. Sanık … Müdafinin Temyiz Sebebi,
Suçun unsurlarının oluşmadığına,
C. Sanık … Müdafinin Temyiz Sebebi,
Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
D. Sanık … Müdafinin Temyiz Sebebi,
Suçun unsurlarının oluşmadığına, üst sınırdan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıkların 03.09.2017 tarihinde sanık … vasıtası ile mağdur …K.’yi 30.000,00 TL para vermesi hususunda tehdit ettikleri, akabinde 05.09.2017 günü mağdurların ortak işlettiği iş yerine silahla gelerek iş yerine zarar verdikleri ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edildiği görülmüştür.
2. Sanıkların iş yerine silahla gelerek zarar verdikleri anlara ilişkin kamera görüntülerini içerir CD İzleme Tutanağı dosya arasında yer almaktadır.
3. Sanıklar aşamalardaki beyanlarında para almak için tehdit ettikleri olgusunu inkar etmekte, fakat iş yerine zarar verme eylemini tevil yollu ikrar etmektedirler.
4. Mağdurların aşamalardaki beyanları arasında çelişki mevcut mevcuttur. İlk beyanlarında sanıkların … vasıtası ile bir topluluk içinde iken mağdur …K.’nin duyacağı şekilde “30.000,00 TL para vermezlerse kafalarını kopartırız…” cümlesi ile tehdit ettiklerini beyan etmişse de akabinde verdiği dilekçe ile yanlış anlamış olabileceğini ve şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri görülmektedir. İlk Derece Mahkemesi mağdurların soruşturma aşamasında olaydan hemen sonra alınan ilk beyanlarına itibar etmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suçun Unsurları Bakımından
Sanık … müdafii ve sanık … müdafinin suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede, sanıkların önce mağduru istedikleri parayı vermesi konusunda tehdit ettikleri, iki gün sonra işe iş yerine silahla giderek iş yerine zarar vermeleri eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentlerinde yer alan silahla, birden fazla kişiyle ve iş yerinde yağma suçunu oluşturduğu mağdurların maddi vakıayı yansıtan ilk beyanları, kamera görüntüleri ve sanıkların tevil yollu ikrarları ile sabit olduğu anlaşıldığından suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz sebebi yönünden bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Lehe Hükümler ve Ceza Miktarı Bakımından
Sanıklar … ve … müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanık … müdafiinin ise cezanın orantısız olduğuna ilişkin temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede ;
1.Sanıklar hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmama gerekçesi olarak gösterilen “Sanıkların suç işlem geçmişi dikkate alınarak haklarında TCK 62 maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA” sebebi hukuken yerinde ve yeterli görülmekle lehe olan takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması temyiz sebebi yönünden bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.” Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda sanıklar hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 7 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan ayrılma gerekçesi olarak gösterilen “…suçun işleniş şekli, birden fazla ağırlaştırıcı sebebin birlikte işlenmesi, istenilen para miktarının çokluğu dikkate alınarak verilen cezada alt sınırdan uzaklaşılmıştır…” hukuken yerinde ve yeterli görüldüğünden cezanın orantısız olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 18.07.2018 tarihli ve 2018/2434 Esas, 2018/1468 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.