YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2768
KARAR NO : 2023/9230
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2013 tarihli 2013/9985 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında tehdit suçlarından mağdurlar … ve …’e yönelik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle, 43/2, 63 ve 53. maddeleri uyarınca yine mağdur … Özük’e yönelik 106/1-1. cümle, 53. maddeleri uyarınca iki defa cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.01.2014 tarihli ve 2013/485 Esas ve 2014/49 Karar sayılı karar ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümlesi, 43/2 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis, yine aynı Yasanın 106/1-1. cümlesi ve 62. maddeleri uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası geregi hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 04.03.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 28.07.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 3-a maddesinde yer alan kasten yaralama suçunu işlediğine ilişkin … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2016 tarihli ve 2015/417 Esas, 2016/12 Karar sayılı kararı ile neticeten kasten yaralama suçundan 5 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 26.01.2016 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/157 Esas, 2016/286 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdurlar … ve …’a yönelik 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümlesi, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası, mağdur …’ye yönelik aynı Yasanın 106/1-1. cümlesi, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek hüküm açıklanmıştır.
4. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/157 Esas, 2016/286 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.02.2019 tarihli ve 2018/5772 Esas, 2019/1765 Karar sayılı kararı ile;
”…İddianame içeriğine göre, sanığın, şikâyetçi …’e yönelik “o parayı verme seni öldürürüm kadın, yaşatmam seni de kardeşlerimi de hepsini öldürürüm, ben cezaevi görmüş adamım, cezaevinden korkacak değilim” bu olay öncesinde de aynı nedenlerden dolayı şikayetçiler … ve …’e yönelik “bu evi sizinle birlikte yakarım” şeklinde tehdit içerikli sözler söylediğinin iddia edilmesi karşısında, eylemin yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağının belirlenmesi için suçları niteleme ve kanıtları değerlendirme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
2-Kabule göre de;
a- 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b-Sanığın katılan …’e yönelik farklı zamanlarda ve katılan … ile birlikte diğer katılan …’ü de birlikte tehdit ettiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, tehdit suçundan hüküm kurulurken zincirleme suç hükümleri gereği TCK’nın 43/2. maddesi gereğince temel ceza artırıldıktan sonra, yine temel ceza üzerinden TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerekirken, sanık hakkında tehdit suçlarından ayrı ayrı hüküm kurularak fazla ceza tayini,”
Nedeniyle bozulmasına ve 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesi gereği ceza süresi yönünden kazanılmış hakkın gözetilmesine karar verilmiştir.
5. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2019 tarihli ve 2019/199 Esas ve 2019/368 Karar sayılı karar ile sanığa atılı suçun 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d bendi kapsamında kalma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
6. Görevsizlik kararı üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2020/526 Esas, 2021/822 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfına göre nitelikli yağma suçundan mağdur …’ye yönelik 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d, 35/2, 62 ve 53 maddeleri uyarınca 2 kez 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdur …’a yönelik 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d, 35/2, 62 ve 53 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.02.2022 tarihli ve 6-2022/4169 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında
1. Sanığın mahkumiyetine yeter kesin delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
3. Teşebbüs indiriminin en alt hadden yapılması gerektiğine ve suça konu malın değeri dikkate alınarak TCK’nın 150. maddesinin uygulanması gerektiğine,
4. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur …’ün sanık …’ün annesi, mağdur …’ün ise sanığın kardeşi olduğu, 14.09.2013 tarihinde birlikte ikamet ettikleri konutta sanığın mağdur …’den para istediği, mağdurun sanığa para vermemesi üzerine sanığın mağdur …’ye yönelik “o parayı verme, seni öldürürüm kadın, seni yaşatmam, seni de kardeşlerimi de hepsini öldürürüm, ben cezaevi görmüş adamım, cezaevinden korkacak değilim” diyerek mağduru tehdit ettiği, bu olay öncesinde ne zaman gerçekleştiği net olarak tespit edilemeyen bir zamanda, birlikte ikamet ettikleri konutta, sanığın mağdurlar … ve …’dan para istediği, müştekilerin vermemesi üzerine sanığın mağdurlara yönelik “bu evi sizinle birlikte yakarım” diyerek tehdit ettiği, maddi olayın bu şekilde meydana geldiği mahkemece kabul edilerek yağma suçundan cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
3. Sanık hakkında … Eğitim ve Araştırma Hastanesinin sağlık kurulu raporunda sanığın 5237 sayılı Kanun’un 32. maddesinden faydalanamayacağına kanaat getirildiği anlaşılmakla, düzenlenen rapor dosyada mevcuttur.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın, annesi ve kardeşi olan her iki mağdurdan aile konutunda belli miktarda aynı malvarlığına yönelik, kısa aralıklarla temadi eder şekilde para almaya yönelik olarak gerçekleşen eyleminin bir bütün halinde tek bir yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu anlaşıldığından hükümde yazılı şekilde üç ayrı yağma suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de;
Sanık hakkında bozma öncesi … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/157 Esas, 2016/286 Karar sayılı mahkûmiyet kararının sanık tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak oluşturduğu sanık hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik tehdit suçlarından sonuç olarak toplam 16 ay 7 gün hapis cezası verildiği ve bu hususun kazanılmış hak oluşturacağının gözardı edilmesi suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesinin yollamasıyla 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesine muhalefet edilerek fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2020/526 Esas, 2021/822 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.