Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/32750 E. 2023/2649 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32750
KARAR NO : 2023/2649
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın numaranın kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, aralarındaki görüşmeye dair arama kaydının bulunduğunu, sanığın telefonunu başkasının kullanmış olabileceğine dair savunmasını ispatlayamadığını, bu sebeple sanık hakkında hakaret suçundan verilen beraat kararının yerinde olmadığına ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği, hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın kullanmış olduğu numaradan katılanın telefonunu arayarak katılana ismini sorduğu ve “Kapat eşek oğlu eşek.” diyerek hakaret ettiği, iddia olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında hakaret suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanığın hakaret ettiğine dair katılanın beyanından başka delil bulunmaması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
A. O yer Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık müdafiinin temyizi yönünden;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen vekalet ücretine hükmedilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık yararına, 5271 sayılı Kanun’un 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5 inci maddeleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi delaletiyle 1412 sayılı Kanunun 322 nci maddesi uyarınca, hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1500 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine.” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.