YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7976
KARAR NO : 2023/564
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/417 E., 2022/860 K.
DAVA TARİHİ : 25.11.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/921 E., 2021/309 K.
Taraflar arasındaki kambiyo senelerine mahsus haciz yolu ile takipte borca itiraz ve kambiyo vasfına yönelik şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itiraz ve şikayetlerin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; takibe konu bonoların kambiyo senedi vasfında olmadığını, 03.04.2019 tarihli geçersiz hisse devir sözleşmesine göre şirket hisselerinin 9 adet bono ile ödenmesi şartıyla satışının kararlaştırıldığını, aynı gün ilgili bonoların düzenlendiğini ancak bonolarda şirket adına atılı imzaların yetkili kişi tarafından atılmadığını, imzaların geçersiz hisse devir sözleşmesinin tarafı olan ve keşide tarihi itibariyle şirketi temsile yetkili olmayan Habibullah Uygur tarafından atıldığını, sözleşme geçersiz olduğu için muacceliyet şartının da geçersiz olduğunu, hisse devri sözleşmesinin TTK’da düzenlenen şekil şartına aykırı olduğunu, imzaları noterce onaylanmayan hisse devri sözleşmesinin genel kurul kararı ile geçerlilik kazanamayacağını, 03.04.2019 tarihinde hisse devri gerçekleşmediği için şirket adına imza yetkisi olmayan Habibullah Uygur’un şirketin kaşesi üzerine imza atmasının şirketi borçlu konumuna sokmayacağını ileri sürerek icra takibini iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; borçlu şirketin ortağı iken şirketteki hissesini 03.04.2019 tarihli hisse devir sözleşmesi ile devrettiğini, hisse devrinin 12.04.2019 tarihli sicil gazetesinde ilan edildiğini, sözleşme ile muacceliyet şartının düzenlendiğini, ilk senedin vade tarihinden itibaren 3 ay içinde ödenmediği için muaccel hale gelen senetler için takibe geçildiğini, sözleşmenin taraflar arasında 03.04.2019 tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğinin kararlaştırıldığını belirterek davanın reddi ile borçlu aleyhinde tazminat ve para cezasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu 03.04.2019 tanzim tarihli senetlerin şirket yetkilisi Habibullah Uygur tarafından imzalandığı, 03.04.2019 tarihli hisse devri sözleşmesinin içeriği ve konulan şartların yerinde olduğu, itiraz ve şikayetlerin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın ve tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesindeki nedenleri tekrarı ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; takip dayanağı senetlerin kambiyo senedi vasfında olduğu, bono haricinde düzenlenen ve bonoya açık atıf yapan sözleşme ile belirlenen muacceliyet koşulunun geçerli olduğu, bonoların 03.04.2019 tarihli hisse devri sözleşmesi kapsamında verildiğinin tarafların kabulünde olduğu, senetlerin vadesinde ödendiğinin davacı tarafça ispatlanamadığı, bonoların muaccel hale geldiği, hisse devri sözleşmesi ile yeni şirket müdürünün Habibullah Uygur olarak belirlendiği, anılı kişinin satıcılara verilecek 9 adet senedi imzalayarak teslim etmesine icazet verildiği, taraflar arasında bu işlemin 03.04.2019 tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğinin kararlaştırıldığı, takibin de hisse devri sözleşmesinin tarafları arasında yapıldığı, Habibullah Uygur tarafından keşide edilen senetlerden dolayı şirketin sorumluluğunun bulunduğu, 12.04.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde Habibullah Uygur’un münferiden şirketi temsile yetkili olduğunun ilan edildiği, tescil ve ilanın 3. kişiler için hüküm doğuracağı, devir eden ve devir alan ortaklar adına bu işlemin 03.04.2019 tarihinden itibaren hüküm ifade edeceği gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu takibe konu bonoların kambiyo vasfında olmadığını, 03.04.2019 tarihli geçersiz hisse devir sözleşmesine göre şirket hisselerinin 9 adet bono ile ödenmesi şartıyla satışının kararlaştırıldığını, aynı gün ilgili bonoların düzenlendiğini ancak bonolarda yer alan şirket imzasının yetkili kişi tarafından atılmadığını, imzaların geçersiz hisse devir sözleşmesinin tarafı olan alıcı Habibullah Uygur tarafından atıldığını, sözleşme geçersiz olduğundan muacceliyet kaydının da geçersiz olduğunu, hisse devri sözleşmesinin TTK’da düzenlenen şekil şartına aykırı olduğunu,imzaları noterce onaylanmayan hisse devri sözleşmesinin genel kurul kararı ile geçerlilik kazanamayacağını, 03.04.2019 tarihinde hisse devri gerçekleşmediği için şirket adına imza yetkisi olmayan Habibullah Uygur’un borçlu şirketin kaşesi üzerine imza atmasının şirketi borçlu konumuna sokmayacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borca itiraz ve kambiyo vasfına yönelik şikayettir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 169 uncu ve devamı madde hükümleri, 6102 sayılı TTK’nın 36,372,776 ıncı ve ilgili madde hükümleri, sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.