Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/928 E. 2008/3050 K. 05.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/928
KARAR NO : 2008/3050
KARAR TARİHİ : 05.06.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkillerinin trafik zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araç sürücüsünün, alkollü olduğu sırada meydana gelen kaza sonucu dava dışı Abid Katıkaya’nın yaralandığını, müvekkilinin tedavi gideri olarak 43.204,00 YTL ödediğini ileri sürerek, anılan bedelin sigortalı davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına dava dilekçesi tebliğ edilmiş davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, kazanın sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle meydana geldiği, sigorta şirketinin dava dışı yaralanana ödediği tedavi giderini sigortalı davalıdan talep edebileceği, ancak isteyebileceği tazminat tutarının, İ.Ü Tıp Fakültesi ortopedi ve travmatoloji ana bilim dalı başkanı bilirkişi tarafından hesaplanan tedavi gideri kadar olabileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 9.480,18 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu trafik sigortası gereğince zarar görene ödenen tazminatın sigortalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Araç sürücüsü dava dışı
…’in kaza sırasında alkollü olduğu ve kazanın alkolün etkisiyle meydana geldiği anlaşıldığına göre, sigorta şirketi tarafından kaza sırasında yaralanan dava dışı …’ya ödenen tazminatın, sigortalı davalıdan rücuan tahsil edilebileceği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, özel hastanede yapılan tedavi giderlerinin tamamının sigortalıdan rücuan talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Kaza sonucu yaralanan kişinin sosyal durumuna göre özel bir sağlık kurumunda tedavi görmesi doğal olduğu gibi, aksine bu kişinin mutlak surette devlet sağlık kurumlarında tedavi görmeye zorlanması, onun yaşam hakkının sınırlandırılması ve bu konuda tercih yapmasını engellemek sonucunu doğurur. O halde HGK’nun 1999/4-619 Esas, 1999/737 sayılı kararında da belirtildiği gibi özel hastanede yapılan tedavi giderlerinin zarar sorumlusundan talep edilmesi mümkündür, ne var ki yapılan giderlerin, özel hastanelerde yapılan tedavi giderlerine göre makul olması gerekmektedir.
Mahkemece yukarıda yapılan açıklanan ilkeler doğrultusunda uzman bilirkişiden, rapar olanarak, yapılan tedavi giderlerinin özel hastaneler itibariyle makul olup olmadığı, başka bir ifadeyle makul tedavi giderinin ne miktar olabileceği belirlenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 05.06.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.