Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/1337 E. 2008/2939 K. 02.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1337
KARAR NO : 2008/2939
KARAR TARİHİ : 02.06.2008

MAHKEMES :İstanbul 3.Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı olan davalıya ait aracın, alkollü olarak kullanımı sırasında meydana gelen kazada, zarar gören dava dışı araç malikine poliçe kapsamında 1.844.00 YTL ödendiğini belirterek, bu miktarın ödeme gününden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, süresi içinde yetki itirazında bulunarak, müvekkilinin ikametgahı ve kazanın meydana geldiği yer Havsa Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, yetki itirazı reddedilerek, davanın kabulü ile 1.844.00 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Zarar sorumlularına karşı ödemede bulunan sigortacının, kendi akidi olan sigorta ettirene veya halefiyet ilkesi uyarınca üçüncü kişilere karşı açacakları rücu davalarında yetkili mahkemenin hangi yer mahkemesi olacağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesi kapsamında düzenlenmiş değildir. Anılan madde ile genel şartların C.7 maddesinde, zarar gören üçüncü kişilerin ve bunların haleflerinin zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açacakları tazminat davaları bakımından bir yetki kuralı getirilmiştir.Somut olayda,davacı … kendi sigortalısına karşı rücu davası açmıştır. Buna göre, anılan hükümlerin bu davada uygulanması mümkün olmadığından, davada yetkili mahkeme anılan hükümlere göre değil, HUMK’nun genel yetki kuralları çerçevesinde ve özellikle anılan yasanın 9. ve 21. maddelerine göre belirlenecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.10.2005 gün ve 2005/11- 543 esas, 2005/590 karar sayılı kararı da bu yöndedir.
O halde, davalı vekilince, süresinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmasına ve mahkemenin yetkisiz olmasına göre, mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, yetki itirazının reddiyle esasa ilişkin hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26.5.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.