YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1726
KARAR NO : 2008/3373
KARAR TARİHİ : 19.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı, davalılardan …’ın maliki, …’ın sevk ve idaresindeki 45 V 8538 plakalı araçla yapılan kaza sonunda ölen Hülya Güven’in mirasçılarına ödenen 35.973,00 YTL tazminatın araç sürücüsünün ağır kusurlu olması nedeniyle ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, yetkiye itiraz ederek, kazadan önce aracı harici satışla sattığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili yetkiye itiraz edip, olayın teknik bir arıza sonucu meydana geldiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davalı … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde :Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 4/2 nci maddesinde ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceğini hükme bağlanmıştır. O halde, davacı sigortacı, bu davayı ancak kendi akidine karşı açabilecektir. Oysa davalı …, sigorta ettiren olmayıp, sözleşmenin de tarafı değildir. Sadece, zarara neden olduğu iddia edilen sigortalı aracın sürücüsü konumundadır. Bu durum karşısında, mahkemece, davalı sürücü hakkında açılan davanın pasif sıfat (husumet) yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değilsede, sonucu itibariyle doğru olan hükmün Onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz gelince:
Borçlar Kanununun 53. maddesi gereğince ceza hakiminin saptadığı maddi vakıalar, hukuk hakimini bağlar. Dosya arasındaki Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesi 2006/114 esas ve 2006/317 karar sayılı kesinleşmemiş ilamında, 45 V 8538 plakalı otobüs sürücüsü …’ın içinde yolcular bulunduğu halde, uygunsuz vites ile rampa aşağı inerken ve yolcu beyanlarına göre vitesi boşa almak suretiyle inişi uygunsuz olarak sağladığı sırada kazanın meydana geldiği belirtilmiştir. Buna göre Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/114 esas, 2006/317 karar sayılı dosyasının aslı ya da onanlı sureti dosya arasına konularak, İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi heyetinden kazanın ağır kusurla işlenip, işlenmediği ve sigorta teminat kapsamında bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … hakkında kurulan hükme yönelik davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, davalı … hakkındaki hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, davalı … hakkında kurulan hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 14.00.-YTL peşin harcın onama harcından mahsubuna 19.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.