YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33096
KARAR NO : 2023/15570
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1.Sanık … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 8.840,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 20 eşit taksitlendirmeye,
2.Sanık … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 11.040,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 20 eşit taksitlendirmeye
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafii ve sanık …’nun temyiz isteklerinin; hakaret suçunu oluşturur bir eyleminin olmadığına, tanık …’nin beyanlarının bu hususu doğruladığına, kamera kayıtlarında ses bulunmadığına, katılan beyanı dışında delil olmadığına, suçu işlediğine dair şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmamasına rağmen cezalandırılmasına karar verildiğine, vesaire, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Polis memuru olarak görev yapan katılanların suç tarihinde sanıklardan …’nin trafikte tehlikeli araç kullandığını görmeleri nedeniyle megafonla dur ihtarında bulunarak aracı durdurdukları, katılanların araç sürücüsü olan sanık …’ye trafiği tehlikeye düşürdüğünü, trafik yönünden gerekli idari ceza işlemi yaptırmak için aracı durdurduklarını söylemeleri üzerine sanık …’nin katılanlara yönelik ” Sizinle mi uğraşacağız, a…na koyduklarım, şerefsizler, akşam akşam alın ehliyeti s…trin gidin. ” şeklinde sinkaflı sözler sarfettiği ve araçtan inmeyerek aracı çalıştırdığı, bu sırada sanık …’nin kullandığı aracın içerisinde bulunan diğer sanık …’nun da aracın içerisinden inerek katılanlara yönelik ” Arabanızı çekin, a…za korum sizinlemi uğraşacağız.” şeklinde sinkaflı sözler sarfettiği, sanık …’nin katılanların yanından cezai işlem tamamlanmadan aracıyla ayrıldığı ve yaklaşık 50 metre ilerde aracı tekrar durdurarak araçtan inip tekrar her iki katılanın yanına gelerek her iki katılana yönelik “Biz burada mekan sahibiyiz, bize de böyle işlem yapacaksınız, yapında göreyim, şerefsizler.” şeklinde sözler sarf ettiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2.Sanıkların üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri yönünde savunma yaptıkları, kovuşturma aşamasında dinlenen tanık …’nin anlatımlarının savunmalar ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
3.Katılanların her aşamada istikrarlı ve birbirleriyle uyumlu anlatımlarda bulundukları anlaşılmıştır.
4.Suça konu olaya ilişkin Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu kamerası kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonrasında tanzim edilen 24.08.2015 tarihli bilirkişi raporuyla görüntüler üzerinde ses kayıtlarının olmadığı tespit edilmiştir.
5.Sanıklara ait adlî sicil kayıtları, olay tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A.Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hakaret eyleminin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.
B.Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi gerekli olup somut olayda sanığın, hakaret eylemini 2 katılana karşı bir suç işleme kararı kapsamında kısa bir zaman aralağında tek bir fiil ile gerçekleştirdiğinin anlaşılması, failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması karşısında sanık hakkında belirlenecek temel cezanın sadece 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince artırılması gerekirken, Mahkemece sanığın hakaret suçunu aynı suç işleme kararı kapsamında birden fazla işlediği kabul edilerek belirlenen temel cezada önce 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, sonra 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrası uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.