YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8530
KARAR NO : 2023/510
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2019/491 Esas, 2021/476 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2021/1921 Esas, 2022/900 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
1. Sanığın öldürme kastı bulunmadığına
2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile maktulün olay öncesinde bir dönem aynı köyde ikamet ettikleri, olay günü sanığa ait köyde karşılaştıkları, tanık …’a ait dükkanda üçü birlikte alkol aldıkları, bu süre de aralarında tartışma veya kavga yaşanmadığı, birlikte bir süre alkol aldıktan sonra sanığın motorsikleti ile maktulü
köyüne bırakmak üzere yola çıktıkları, sanığın aksi ispatlanmayan savunmasına göre motosiklette iken maktulün kendisinin kalçalarını ve vücudunu okşamaya başladığı, kendisine küfür ettiği, cinsel ilişki teklifinde bulunduğu ve daha önce çocukluğunda maktulün kendisine tecavüze kalkışma olayını hatırladığı ve neticesinde maktulü öldürdüğünün sabit olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3. Tanıklar ….., ….., beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Olay tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu, Olay Yeri Krokisi, 06.07.2021 tarihli kolluk araştırma tutanağının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
5. Morg İhtisas Dairesinin 28.01.2020 tarihli otopsi raporunda maktulün ateşli silah yaralanmasına bağlı kaburga kırığı ile iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu ölümün meydana geldiği ve atışın bitişik atış mesafesinden yapıldığı belirtilmiştir.
6. Atış mesafesi tayinine ilişkin 31.10.2019 tarihli Uzmanlık Raporunun dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi sanığın, olaydan yaklaşık 25 yıl önce maktulün kendisine cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla ilgili somut ve kesin herhangi bir delil bulunmadığı, o yıllar da bu olaya ilişkin yapılmış bir şikayetin olmadığı ve o dönem de muhtarlık yapan tanık ifadesi ve kolluk araştırması sonucunda bu olaya dair herhangi bir duyumun da bulunmadığı, sanığın, olay günü motosikletle giderken maktulün, kendisinin kalçalarını okşayıp cinsel ilişki teklif ettiği, motordan birlikte düştükleri, maktulün küfretmesi üzerine 1 metre mesafeden ateş edip kaçtığı yönündeki savunmasına ise, olay yeri inceleme raporunda motorun ayakları üzerinde dik bir vaziyette durduğu, herhangi bir hasar, çarpma, devrilme veya boğuşma belirtisi bulunmadığının tespit edildiği, sanığın olaydan kısa süre sonra yakalandığında aldırılan genel adlî muayene raporunda darp cebir izine rastlanmadığının rapor edildiği, atışın bitişik atış mesafesinden yapılmış olduğu göz önüne alındığında somut bulgularla doğrulanmayan sanık savunmasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı ve savunmanın ceza yaptırımından kurtulmak gayesini taşıdığı kanaatine varılmakla, sanık lehine haksız tahrik koşullarının da oluşmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın, üzerine atılı suçlamaya yönelik samimi ikrarda bulunduğu ve bu durumun Mahkemece sanık lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edilmesiyle; “Sanığın duruşmadaki hal ve tavırları, failin geçmişi, fiilden sonraki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkisi lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edilerek, …” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayalı olarak sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Sübut
Sanığın maktule göğüs bölgesinden 1 el tabanca ile ateş etmek suretiyle öldürdüğünü ikrar ettiği, maktulün Olay ve Olgular kısmında ayrıntısına yer verilen otopsi raporunda belirtildiği üzere göğüs kısmından vurularak öldüğü, atışın bitişik atış mesafesinden yapıldığı hususları dikkate alındığında sanığın eyleminin sübuta erdiği anlaşılmış olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Haksız Tahrik
Sanığın maktulün motorsiklet ile giderken kendisine dokunduğunu, cinsel birliktelik teklifinde bulunduğunu ayrıca maktulün kendisine çocukken cinsel saldırıda bulunduğunu ve bunun köyde yaşayan diğer insanlar tarafında da bilindiğini ileri sürmüşse de, 06.07.2021 tarihli kolluk araştırma tutanağında belirtildiği üzere sanığın iddia ettiği köyde böyle bir olayın yaşanmadığının ve duyulmadığının belirtildiği, tanık Saadet’in sanığın beyanlarını destekler nitelikte beyanda bulunduğu anlaşılmışsa da tanığın sanığın ablası olduğu ve sanığa koruma iç güdüsü ile daha az ceza almasına yönelik beyanda bulunabileceği, tecavüz iddiasını destekleyen tarafsız başkaca tanık da bulunmadığı, sanığın olayın sıcağıyla alınan kolluk beyanında maktulün motorsiklet ile giderken kendisine dokunduğunu, cinsel birliktelik teklifinde bulunduğunu belirtmediği ancak mahkeme aşamasında daha az ceza almaya yönelik savunmasını genişlettiği, sanığın dosya kapsamında iddiasını destekleyen bir delil bulunmadığı dikkate alındığında sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2021/1921 Esas, 2022/900 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.