YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6844
KARAR NO : 2009/9163
KARAR TARİHİ : 29.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, müracaat edilmesine rağmen davalı şirketin hasar bedelini ödemediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 6.000.-YTL’nin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının sürücü belgesinin Almanya’dan alındığını, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 88.maddesine göre Türk vatandaşlarının yurda dönüşlerinde 1 yıl içinde sürücü belgelerini değiştirmelerinin gerektiğini, değiştirilmediği takdirde araç kullanılamayacağını, davacının pasaportundan 1 yılı aşkın süredir yurt dışına çıkışının olmadığının anlaşıldığını ve sürücü belgesinin de değiştirilmediğini bu nedenle hasarın teminat dışında kaldığını, hasar miktarının fahiş olduğunu, olay tarihinden faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, olay tarihinden geriye doğru 1 yıl içinde davacının Türkiye’ye giriş çıkıŞ yapmadığı 1 yılı aşkın süredir Türkiye’de bulunduğu ve 1 yıllık süre içinde yabancı ülkeden verilen sürücü belgesini değiştirmediği, gerekli sürücü belgesine sahip olmadan aracını kullandığı sırada davaya konu tek taraflı, maddi hasarlı kazanın meydana geldiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 88.maddesinin A.bendinde “Türk vatandaşları ile ilgili kanunlar ile ikili ve açık taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere yabancı kişiler, dış ülkelerden alınmış, cinsi için geçerli sürücü belgeleri ile ülkemizde yabancı ve Türk plakalı araçları sürebilirler” denildikten sonra aynı maddenin B bendinde “yurda dönüşlerinde Türk vatandaşlarının, ilgili kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere de istekleri halinde yabancıların dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri, eğitim ve sınav şartı aranmadan karşılığı veya dengi olan sürücü belgeleri ile değiştirilir.
Ancak, Türk vatandaşları yurda dönüşlerinde 1 yıl içinde sürücü belgelerini değiştirmedikleri takdirde, değiştirinceye kadar araç kullanamazlar” hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen yönetmeliğin ilgili maddelerinde; Türk vatandaşlarının yurda dönüşlerinden bahsedilmiş olup, kesin dönüş yapmaları yönünde açıklık bulunmasa da; konu ile ilgili İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 8.2.1996 tarih ve 53 sayılı genelgesinde “Yabancı sürücü belgesine sahip Türk vatandaşlarının kesin dönüş yaptıkları tarihten itibaren 1 yıl içinde sürücü belgelerini tebdil ettirmelerini sağlamak amacıyla trafik kontrollerinde gerekli ikaz ve uyarıların yapılacağı, kesin dönüş süresi 1 yılı geçenlerden yabancı sürücü belgesi ile araç kullananlara 2918 sayılı KTK’nun 47/1-d maddesinden ceza uygulanacağı ve bu sürücü belgeleriyle araç kullandırılmayacağı” belirtilmek suretiyle “Türk vatandaşlarının yurda kesin dönüş yapmaları halinde, bu tarihten itibaren 1 yıl içinde yabancı ülkeden aldıkları sürücü belgelerini değiştirmelerinin gerektiği hususu açıklığa kavuşturulmuştur.
Bu durumda, davacının yurtdışında süresiz oturma izni (ikamet müsaadesi) belgesi, 30.3.2010 tarihine kadar geçerli olduğu, yurt dışı sağlık sigortasından, davacının Türkiye’ye kesin dönüş yapmadığı ve davacının yabancı ülkeden aldığı sürücü belgesinin geçerli olduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.