Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6565 E. 2009/8406 K. 14.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6565
KARAR NO : 2009/8406
KARAR TARİHİ : 14.12.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete ait, davalıya kasko sigortalı aracın, karıştığı trafik kazası sonucu tam hasara uğradığını, çekilen ihtara rağmen davalı sigorta şirketince ödeme yapılmadığını, 27.2100.00 YTL poliçe bedelinin fer’ileriyle birlikte tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin, davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, ilk prim dışındaki taksitler ödenmediğinden poliçenin kendiliğinden münfesih olduğunu, talep edilen tazminat miktarının da fahiş bulunduğunu bildirerek, davanın ve tazminat isteminin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigortalı araç sürücüsünün tam kusuru ile karıştığı trafik kazası sonucu aracın pert total olduğu, ilk peşinat haricindeki taksitlerin gecikmeli olarak ödendiği ve sigorta şirketince itirazi kayıt konulmaksızın ödemelerin kabul edildiği, kaza tarihinde sigorta poliçesinin geçerli ve hasarın teminata dahil olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının 27.210.00 YTL asıl alacak ve 510.80 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.720.80 YTL üzerinden iptaliyle takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
fazla istemin reddine, alacak likit olmakla, davalı borçlunun %40 oranına isabet eden 11.088.32 YTL icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, aracının karıştığı trafik kazası sebebiyle meydana gelen hasar bedelini, kendi kasko sigortacısından tahsil etmek amacıyla icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine de bu davayı açmıştır. Özü itibarıyla tazminat istemine yönelik olan bu davada, hasarın tespiti incelemeyi gerektirdiğinden, alacak likit değildir. O halde, davacının icra-inkâr tazminatı isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün HUMK.’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2.bendindeki “Davalının %40’a isabet eden 11.088.32 YTL icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasına,” tümcesinin hükümden çıkartılarak, yerine “Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine,” tümcesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.