Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/4739 E. 2008/9237 K. 16.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4739
KARAR NO : 2008/9237
KARAR TARİHİ : 16.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava dilekçesinde kamulaştırılan taşınmaza takdir olunan bedelin yetersiz olduğundan söz edilerek takdir edilen bedelin 29.326.310.000 TL. artırılması istenilmiştir. Yargılama aşamasında keşifler yapılıp bilirkişi raporları alındıktan sonra 25.12.2003 günlü dilekçe ile davacı vekili bilirkişi raporlarında ulaşılan miktarı esas almak suretiyle dava değerini ıslah ettiğini bildirmiş, mahkemece davacının ıslah talebi kabul edilerek buna göre hüküm kurulmuştur.
2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 14. maddesinde kamulaştırmaya konu taşınmaz mal sahibinin yapılan tebligat gününden veya tebliğ yerine geçen ferağ tarihinden itibaren 30 gün içinde takdir olunan bedel ile maddi hatalara karşı adli yargıda dava açılabileceği hükmüne yer verilmiş olup, bedele ilişkin olarak açılacak dava yönünden yasada öngörülen, hak düşürücü nitelikteki bu süre geçtikten sonra malikin artık bedel konusunda dava açma hakkı bulunmamaktadır. Malikin dava hakkının bulunduğu hak düşürücü süre içerisinde bedel artırım davası açıldıktan sonra HUMK’nun 86 ve izleyen maddelerine dayanılarlak dava değerinin artırılmasına yönelik ıslah isteme hakkı mevcut ise de bu süre geçtikten sonra bedelin daha da artrılması gerektiğinden söz edilerek ayrı bir davaya da konu edilemeyecek olan ilave bedel için ıslah talebinde bulunmasına yasal olanak yoktur. Başka bir deyişle, ıslah istendiği tarihte dava hakkı düşmüş ise , bu husus ıslah istemine konu edilemez.
Bu durumda bedel artırım davasının açıldığı 20.3.2001 tarihinden çok sonra 25.12.2003 tarihinde ıslah istenildiği gözetildiğinde yukarıda açıklanan nedenlerle davacının ıslah isteminin reddi gerekirken kabul edilip, buna göre fazla bedele hükmedilmesi,
2-Dava konusu taşınmazın 25.3.1999 tarihinde davalı … adına hükmen tescil edildiği tapu kaydından anlaşıldığı halde artırılan kamulaştırma bedeli için faizin 25.3.1999 tarihinde başlatılması gerekirken 20.3.2001 gününden faize hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 16.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.