Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/7664 E. 2008/9330 K. 18.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7664
KARAR NO : 2008/9330
KARAR TARİHİ : 18.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar, dava dilekçesinde, evlilik tarihlerinin tespiti ile nüfus kaydına tescilini istemişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar dava dilekçesinde, 1.1.1956 tarihinde evlendiklerini, 14.12.1959 günü … İlçe Nüfus Müdürlüğündeki kütüklerin yanması sonucu yeniden ihdas edilen defterlerde evlilik tarihlerinin yer almadığını ileri sürerek nüfusta yazılı bulunmayan evlilik tarihlerinin tespiti ile nüfus kütüğüne işlenmesini istemiş, mahkemece davacıların ellerinde bulundurdukları evlenme cüzdanına göre 1.1.1956 yılında evlendikleri anlaşıldığından ve … Nüfus Müdürlüğünün 5.6.2006 günlü nüfus kaydında evli gözüküp yalnızca evlenme tarihlerinin nüfus kaydında yer almadığı ve nüfusa tescil işleminin sadece açıklayıcı bir nitelik arzettiği, evlenme olayının nüfus kütüğüne işlenmesinin nüfus idaresine verilmiş bir idari görev olduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36. maddesinin (c) fıkrasına göre, davacıların somut olayda olduğu gibi bir kaydın düzeltilmesi veya iptali için tespit davası açma hakları vardır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacıların Tirebolu Nüfus Müdürlüğünde bulunan nüfus kütüklerindeki kayıtlarda evli oldukları belirtilmesine karşın, evlilik tarihlerinin yazılmadığı görülmüştür. Önceki kayıtların yandığı konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık da bulunmadığına göre, meydana gelen bu durum nedeni ile mahkemece davacıların gerçek evlenme tarihlerinin tespiti için işin esasına girilip toplanacak deliller doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, davanın yazılı nedenlerle görev yönünden reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.