YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/916
KARAR NO : 2008/1986
KARAR TARİHİ : 12.02.2008
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
Davacı, 1.1.1996 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı 01.06.1996 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece ilamda belirtildiği gibi istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın, yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre, sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre, kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosya kapsamından, davacının Ziraat Odasına üyeliğinin 29.03.2001 tarihinde başladığı, üzerine kayıtlı ziraat arazinin bulunduğu, sattığı ürün bedellerinden ilk prim kesintisinin Düzce Fındık tarım Satış Kooparatifi tarafından 20.03.1997 tarihinde yapıldığı, sonraki yıllarda kesintinin 20.09.2000 tarihine kadar aralıksız devam ettiği 2004-2006 tarihleri arasında DGD aldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece bu durumda davacının tarım … sigortalılığının ilk pirim kesintisini takip eden aybaşı olan 01.04.1997 tarihinden başlatılarak dava tarihine kadar tarım … sigortalılığa karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sigortalılığın 01.01.1999 başlatılması usul ve yasaya aykırıdır.Öte yandan dava kısmen kabul edildiğine göre davada vekil ile temsil edilen davacı ve davalı kurum yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama masraflarının kabul ve red oranına göre paylaştırılmaması da doğru değildir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K’nun 438/7.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinerek, yerine
“1-Davanın kısmen kabulü ile, davacının 01.04.1997-21.06.2006 dava tarihi arasında 2926 sayılı yasaya tabi tarım … sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Kabul olunan süre yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 450,00.YTL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ret olunan süre yönünden 450,00.YTL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
3-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan 7.60.YTL yargılama giderinden ret ve kabul oranı dikkate alınarak 2,00.YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya iadesine, 10.12.2007. gününde oybirliği ile karar verildi.