Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/8452 E. 2009/9007 K. 28.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8452
KARAR NO : 2009/9007
KARAR TARİHİ : 28.12.2009

MAHKEMESİ : Manisa Asliye 2. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan Yargıtay ilamının bozma kısmında dava konusu 1361 nolu parsele ait tasarrufla ilgili olarak vergi alacağının miktarı ve kesinleşme tarihi ile ilgili araştırmanın yeterli olmadığı bu nedenle mahkemece, tasarrufun yapıldığı 19.11.1998 tarihinden önce vergi borcunun miktarı ve kesinleştiği tarihinin mercileri nezdinde araştırılıp açıkça saptandıktan sonra, tasarruf tarihinden önce vergi borcunun doğduğu ve de kesinleştiğinin anlaşılması durumunda, …’ın davada taraf gösterilmediği; ayrıca, Ömer’in de taşınmazı elden çıkarmış olduğu nazara alınarak 6183 sayılı Yasanın 31. maddesi uyarınca karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra vergi borcunun tasarruf tarihinden önce kesinleşmediği ve bu nedenle …’ın davaya dahil edilmesine; ayrıca, 6183 sayılı Kanun’un 31. maddesi gereğince işlem yapılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve dosyaya getirtilen yazı içeriğinden tasarruf tarihindeki borç miktarının 79 TL olduğunun anlaşılmasına, belirtilen miktar için alacaklıdan mal kaçırma maksadıyla satış yapılmasının hayatın olağan akışına uygun bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Tasarrufun yapıldığı sırada kesinleşmiş bir borcun bulunmadığı durumlarda, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerektiğinden, davalı taraf yararına takdir edilecek vekalet ücretinin de maktu yerine nisbi olarak tayini usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün 4. fıkrasında yer alan “önceki karar davalılar tarafından temyiz edilmediğinden, önceki kararda belirtildiği gibi 2.642,41 TL nisbi” ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine “575,00 TL maktu” ifadesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş gerekçe ve hali ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 15.60.-TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 28.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.