YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28083
KARAR NO : 2023/521
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
Tebliğnamede, sanığın mağdura yönelik iddia ve kabul edilen sözlerinin takibi şikayete bağlı olmayan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi ve kabule göre de, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Kanun’un 251. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin düzenleme ve Anayasa Mahkemesi kararı çerçevesinde hükmün bozulması gerektiği görüşü belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın mağdura yönelik iddia ve kabul edilen sözlerinin takibi şikayete bağlı olmayan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, kardeşi olan inceleme dışı katılan … ile aralarındaki miras arazisi meselesi sebebiyle tartışıkları ve karşılıklı olarak birbirlerini yaraladıkları sırada, kardeşinin eşi mağdur …’nin sanığa “Kanun var, adalet var.” dediği, sanığın da buna karşılık olarak mağduru “Allah seni burada yaşatmasın, seni ben buralarda yaşatmayacağım.” şeklindeki sözleri ile tehdit ettiği iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
(A) bendinde açıklanan gerekçe sebebiyle Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Üst Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın Olay ve Olgular bölümünde açıklandığı şekilde mağduru tehdit ettiğinin iddia edildiği olayda sanığa isnat edilen sözlerin karar tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen ve takibi şikayete bağlı olan tehdit suçunu oluşturduğu anlaşılmakla sanık hakkında düşme kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Üst Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, Üst Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Üst Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.