Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5140 E. 2022/6805 K. 10.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5140
KARAR NO : 2022/6805
KARAR TARİHİ : 10.10.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.02.2021 tarih ve 2017/452 E. – 2021/100 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin çeşitli tarihlerde müvekkil şirketten balık aldığını, bir kısım mal bedelinin ödenmediğini, faturaların davalıya tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını, davalının borca ve yetkiye itiraz ettiğini, davalının itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı şirket cevap vermemiştir.
Mahkemece, Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; 05/08/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının ödenmediğini iddia ettiği faturaların, davalı şirket kayıtlarında yer almadığı, 2015 yılına ait iki faturaya ilişkin müşteri teslim ve teselsüm tutanağında teslim alan olarak Mecit Yerdelen’in isim ve imzasının olduğunun görüldüğü, davacı tarafından düzenlenen davalı kayıtlarında olmayan 2015 yılına ait faturalarda Mecit Yerdelen’in teslim alan olarak imzasının bulunduğu, SGK Başkanlığı ve Konya SGK İl Müdürlüğü’ne yazılan yazılarda Mecit Yerdelen adında davalının çalışanı olmadığı, takip konusu yapılan, davalının defter kayıtlarında yer almayan iki adet fatura konusu balığın davalı-alıcı …ın, faturanın düzenlendiği 2014-2015 yıllarında Mecit Yerdelen isminde çalışanı olmadığı, bu iki fatura konusu malın teslim edilemediği kabul edilerek, davacının 32.386,69 TL olarak hesap edilen asıl alacağından teslim edilmediği kabul edilen 7.370,01 TL ile 5.338,41 TL mal bedelinin mahsubu ile davacının takip tarihi itibariyle asıl alacağının 19.678,27 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle para borcu doğuran sözleşmelerde alacaklı davacı BK madde 73 uyarınca kendi ikametgahında takip yapabileceğinden icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın reddine, davanın kısmen kabulüne, Milas 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/1190 Esas numaralı takip dosyası üzerinden 32.289,69 TL mal bedeli alacağına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 19.678,27 TL asıl alacak ve
takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için vaki icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından düzenlenmiş ve davalının defterlerinde de kayıtlı olan 2014 yılına ait faturalar yönünden davalının borcunun bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı ancak davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 20.01.2015 ve 14.05.2015 tarihli faturalar yönünden davacının dayanmış olduğu ‘’Teslim Tesellüm’’ tutanaklarında davalı adına imza atan Mecit Yerdelen isimli kişinin davalının çalışanı olduğu ispatlanamadığından bu faturalar yönünden davalının davacıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında davalıya teslim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmayan ve davalının defterlerine kayıtlı 2014 yılına faturalar için de teslim tesellüm tutanağı düzenlediği ve 10.12.2014, 17.12.2014 ve 24.12.2014 tarihli teslim tesellüm tutanaklarında davalı adına imza atan kişinin Mecit Yerdelen isimli şahıs olduğu anlaşılmış olup, 2015 yılına ait faturaların teslimine dayanak gösterilen belgelerde imzası olan Mecit Yerdelen isimli şahsın davalının çalışanı olduğu ispatlanamadığı gerekçesi bu faturalar yönünden davanın reddi isabetli değildir. Bu durumda, mahkemece, davacının 20.01.2015 ve 14.05.2015 tarihli faturalara konu emtiayı da davalıya teslim etmiş olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün, davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.008,17 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 10/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.