YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5137
KARAR NO : 2022/9299
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Mahkemesince verilen 28.12.2017 tarih ve 2017/113 E. – 2017/423 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 21.05.2021 tarih ve 2018/2983 E. – 2021/1032 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin tekstil alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, şirketin, ticaret unvanında yer alan “KOTON” kelimesini tekstil alanında ürettiği emtialar üzerinde marka olarak kullanıldığını, meşhur ve maruf hale getirdiğini ve marka tescillerini yaptırdığını, “KOTON” markasının yanı sıra “koton srs”, “kotonworld”, “kotonwoman”, “kotonmen”, “kot on”, “kot 10”, “ktn”, “koton my colors”, “koton jeano”, “koton pink crystal”, “koton touch of love”, “koton le boquet”, “koton gypsy in love”, “koton mindfulness collection”, “cooltech by koton sport” vs. gibi KOTON asli unsurunu teşkil eden birden çok markasının bulunduğunu, davalının 18.07.2016 tarihinde ticaret siciline kayıt olduğu “Kotonomi Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanı ile ticari işletmesini yürüttüğünü, davalı yanın ticari unvan tercihinin müvekkili şirkete ait markaya çok benzer olmasının marka hakkına tecavüz ve orta düzeyde tüketici nezdinde iltibas tehlikesi oluşturduğunu, gönderilen ihtarnameye rağmen kullanımın devam ettiğini ileri sürerek tüketici nezdinde seri marka algısının oluşacağı iddiasıyla “Kotonomi” ibaresinin davalı tarafından kullanılmasını durdurulmasını, www.kotonomi.com.tr isimli web sitesi adı altında yapılmasına son verilmesini, davalı yanın haksız rekabet eylemlerinin tespiti ve men-ini, “Kotonomi” ibaresinin unvandan çıkartılmasını ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin hiçbir üretim yapmayarak yalnızca ithal ettiği ürünleri sattığını, ihtarname sonrasında üretim yapılmadığını, sadece ithalat yaptıklarını, Koton markası ile iltibas oluşturabilecek herhangi bir ismin kullanılmadığını,”kotonomi” ismi
“koton” ve “nomi” sözcüklerinden türetildiğini, iltibasın bulunmadığını, markalarda hiç bir benzerlik bulunmadığını, bu iki marka arasındaki kayda değer fiyat farkının da karıştırma ihtimalini ortadan kaldırdığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirket 1994 yılından bu yana ticaret unvanı olarak kullandığı Koton ibaresini tanınmışlık seviyesine getirmiş iken davalı yanın 18.07.2016 tarihinde Kotonomi unvanını tescil ettirmesinde iyiniyetli olmadığı, davalı yanca Koton ibaresine görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzer bir unvanın kullanılmasının karıştırılmaya yol açıcı nitelikte olduğu, orta düzeyde tüketici kitlesinin Kotonomi ibaresinin ek alarak Koton’a ait bir seri veya alt marka olduğunu düşüneceği gerekçesiyle davalı yanın Kotonomi ibaresini kullanması nedeniyle ticaret unvanından “Kotonomi” ibaresinin çıkartılmasına, www.kotonomi.com.tr isimli web sitesine erişimin engellenmesine, davalının tescilli ticaret unvanını ve buna dayalı internet sitesini kullanması nedeniyle tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve men’ine ilişkin talebin reddine, masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan trajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.