YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29934
KARAR NO : 2023/649
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret
Sanık hakkında katılana karşı hakaret suçundan neticeten hükmolunan 2.000,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır
Sanık hakkında katılana yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 nci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla aynı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 inci maddesi uyarınca neticeten 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci, 62 inci maddesi, 50 inci maddesi uyarınca neticeten 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, birer ay arayla 10 eşit taksit halinde ödenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, söz konusu mesajlarda hakaret içeren söz olmadığına tahkir kastının da oluşmadığına, karşılıklı olup bu hususun dikkate alınmadığına, şikayet süresi geçtikten sonra şikayette bulunulduğuna vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın eşi katılanın yöneticiliğini yaptığı yapı kooperatifinde üye olduğu, sanık, eşinin kooperatiften şerefiye alacağının ödenmediğinden bahisle katılanla arasında husumet bulunduğu ve katılana çok sayıda mesaj gönderdiği, bu mesajlar yoluyla üzerine atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı, mesaj döküm tutanağı, şikayetin süresinde yapılmış olması, sanığın mesajları kendisinin attığını beyan etmesi karşısında sanığın üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediğine dair Mahkemesinin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve sanık müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 6545 sayılı Kanun’un 72 inci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci Maddesinin 8 inci fıkrasında yapılan değişikliğin suç tarihi itibarıyle yürürlükte olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanık hakkında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun’un 231/8 inci maddedeki düzenleme göz önünde bulundurularak şartlar oluşmadığından” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, … Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanunun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, … Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.