YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4296
KARAR NO : 2022/8472
KARAR TARİHİ : 29.11.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.04.2019 tarih ve 2013/332 E- 2019/445 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin usulden reddine-esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.03.2021 tarih ve 2019/1225 E- 2021/351 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının işleteni olduğu otobüste yolcu olarak bulunan müvekkillerinin 06/09/2013 tarihinde gerçekleşen tek taraflı trafik kazası sonucunu yaralanarak malul olduklarını, kazanın otobüs sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı … için 150.000,00TL, davacı … için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle, davacı …’in tedavi giderlerinin tespiti ile 11.749,92TL tedavi giderinin, her bir müvekkili için 28,00’er TL olmak üzere 56,00TL bilet ücretinin olay tarihinden itibaren işleyecek artan oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında, davacı … yönünden tedavi giderine ilişkin talebini 14.491.92 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı …’in kendi yaralanması sebebiyle değil annesinin yaralanması sebebiyle manevi tazminat talep ettiği, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesinde ağır bedensel zarar yada ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar para ödenmesine karar verilebilineceğinin düzenlendiği, buna göre yaralananın yakınlarının manevi tazminat davası bakımından hak sahipliği durumunun ön şartı olarak “ağır bedensel”zarar koşulunu getirdiği, yakınların aynı olay sebebi ile ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa onların da manevi tazminat isteyebileceklerinin kabul edilmesi gerektiği, somut olayda davacı …’in sağ kolundan yaralanıp, uzun süre hastanede yatarak tedavi görmüş ise de, kolundaki yaralanma yakınlarına külfet getirecek ve üzülmelerine sebep olacak bir yaralanma olmakla beraber yakınlarının ruh sağlığının bozulmasına sebep olacak derecede ağır bedensel zarar niteliğinde olmadığı bu nedenle davacı …’in manevi tazminat isteminin yerinde bulunmadığı, davacı …’ın humerus ve ulna kemiklerinde kırık olduğu, dolaşım bozukluğu meydana geldiği, kırık tedavisi ve cilt greftleme uygulandığı, 66 yaşında iken yaşadığı olay nedeni ile çektiği acıların bir nebze olarak dindirilmesi için manevi tazminat verilmesi gerektiği 2013 yılındaki paranın alım gücü ve yaralanmanın niteliği gereğince 25.000.- TL tazminata hükmedilmesinin davalı bakımından fakirleşmeye davacı içinde zenginleşmeye yol açmayacak miktarda olduğu, davacının tahsilini talep ettiği … Hastanesinde gördüğü tevai ücretine ilişkin 11.749,92 TL tutarındaki faturanın lüks tedavi gideri olarak kabul edilemeyeceği, zira davalıya ait araç sürücüsünün tam kusuru ile meydana gelen kazada davacının yaralandığı, en yakın hastanede en iyi şekilde tedavi olmasının hakkı olduğu, SUT kapsamına girmeyen faturanın SGK tarafından ödemesi yapılmayacağından davalı taraftan talep edilebileceği, kaza nedeniyle seyahat gerçekleşmediğinden bilet ücretlerinin iadesi talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı … tarafından açılan manevi tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, davacı … tarafından talep edilen manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 25.000.- TL manevi tazminatın olay tarihini olan 06.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı … için talep edilen 28,00 TL’nin olay tarihi olan 06.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı … için talep edilen 28 TL’nin olay tarihi olan 06.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı … için talep edilen 14.491,92 TL tedavi gideri talebinin kısmen kabulü ile; 11.749,92 TL özel hastane faturasının Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/808 Esas sayılı dosyasında da hüküm altına alındığından tahsilde tekerrür olmamak üzere fatura tarihi olan 31.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 756.- TL ulaşım giderinin tedavi gideri kapsamında kaza tarihi olan 06.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bilirkişi raporundaki 978.- TL bir aylık bakıcı gideri ve 978.- TL refakatçi masrafları için gerekli günlük harcama giderleri taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacılar vekilince, davacı … bakımından talep edilen tedavi giderinin reddedilen kısmına ilişkin olarak istinafa başvurulmuşsa da reddedilen tutarın kesin olup istinafı kabil olmadığı, davalı vekilinin tüm davacılar vekilinin ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak mahkemece yazılı gerekçeyle davacı …’in manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş ise de adı geçenin annesi olan diğer davacının yaralanması sebebiyle manevi tazminat talebinde bulunduğu, 6098 sayılı TBK’nın 56/2. maddesinde, ağır bedensel zarar halinde, zarar görenin yakınlarının da manevi tazminat isteyebileceğinin düzenlendiği, davacı …’in gerçekleşen kaza sebebiyle %30 oranında maluliyete uğradığı, belirtilen orandaki maluliyetin ağır bedensel zarar niteliğinde olduğu, bu nedenle davacı … yararına hakkaniyete uygun bir miktara manevi tazminat olarak hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacılar vekilinin, davacı … yönünden maddi tazminat istemine ilişkin istinaf başvurusunun HMK’nın 352. maddesi uyarınca usulden reddine, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin, davacı … yönünden manevi tazminat istemine ilişkin istinaf itirazlarının esastan reddine, davacılar vekilinin, davacı … Akın yönünden manevi tazminat istemine ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kararda gösterilen miktarlar bakımından kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebepler ile HMK’nın 352/1-b maddesi uyarınca istinaf istemine konu ilk derece mahkemesi kararının miktar itibariyle kesin olup, istinafı kabil olmadığı yönündeki tespitin usul ve yasaya uygun olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesinin davacı …’in tedavi giderlerine yönelik talebi hakkındaki istinaf isteminin miktar bakımından reddine ilişkin kararının onanması gerekmiştir.
2-) 6100 sayılı HMK’nın 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL’ni geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Aynı Yasa hükmünün 2. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı olmadığı düzenlenmiştir. Yukarıda zikredilen Yasa hükmünde belirtilen temyiz kesinlik sınırı HMK’nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi olan 2021 yılı itibariyle 78.630,00 TL’dir. Somut olayda objektif dava birleşmesi söz konusu olup, temyiz kesinlik sınırının hükmedilen toplam tutara göre değil her bir davacı ve talep başına ayrı ayrı belirlenmesi gerekmektedir. Davacı … Arıcı 50.000.- TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş olup, bölge adliye mahkemesince talebin kısmen kabulü ile 10.000.- TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Adı geçen davacı tarafından reddedilen tutara yönelik olarak temyiz başvurusundan bulunulmuş ise de redde konu tutarın yukarıda zikredilen Yasa hükümlerine temyizi kabil olmayıp kesin olduğu anlaşılmaktadır. HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceğinden davacı … Arıcı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
3-) Davacı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı … vekilinin tedavi giderleri bakımından ileri sürdüğü bütün temyiz itirazlarının reddiyle, zikredilen talep bakımından yapılan istinaf başvurusunun miktar bakımından reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı … Arıcı vekilinin temyiz dilekçenin REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı … vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 29.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.