Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4260 E. 2022/8214 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4260
KARAR NO : 2022/8214
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada … 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.12.2018 tarih ve 2017/834 E- 2018/872 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 08.04.2021 tarih ve 2019/389 E- 2021/510 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının eski ortağı olduğu davalı şirketteki 500 adet hissesinin tamamını … 63. Noterliği’nin 29/07/2016 tarih 27139 yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile davalı …’a devir ettiğini ve şirket ortaklığı ile şirket nezdindeki tüm görevlerinden ayrılmış olduğunu, sözleşmenin üzerinden uzunca bir süre geçmesine karşın pay devrini ilan etmekle yükümlü davalı şirket müdürü, ortak ve yetkilileri ile devir alan davalı … tarafından pay devrinin sicil gazetesinde ilanını sağlanmadığını, diğer ilgili kurumlara pay devrini bildirilmediğini, davacının pay devrini ilan ettirmek amacıyla ilgili makamlara başvuru yapmışsa da, şirket kayıt karar ve belgeleri davalı şirketçe davacıya verilmediğinden ve davacının devir tarihinde şirketi temsil yetkisi kalmadığından bu devrin davacı tarafından ilan edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından her iki davalıya ihtarname gönderilerek pay devrinin sicil gazetesinde ilanı ve ilgili kurumlara bildirilmesinin ihtaren bildirildiğini, ihtarnamenin davalı …’a tebliğ edildiğini, davalı şirketin kayıtlı resmi adresine üç kez tebligat çıkarılmasına karşın tebliğinin mümkün olmadığını ileri sürerek davacının paylarını devir ettiği 29/07/2016 tarihinden itibaren davalı şirket ortağı olmadığının tespitine ve Ticaret Sicil Gazetesinde hükmen tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından yapılan hisse devrinin davalı şirketin ortaklar kurulu tarafından onaylandığına ilişkin bir karara rastlanmadığı, davacı tarafından davalı şirkete gönderilen ihtarnamenin tebliğ edilememesi nedeniyle davacının genel kurula başvuru koşulunu yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının davalı şirketteki 500 adet hissesini davalı …’a 29/07/2016 tarihinde noterden devrettiği, davacı tarafından yapılan hisse devrinin davalı şirketin ortaklar kurulu tarafından onaylandığına ilişkin bir kararın bulunmadığı, davalı şirketin ana sözleşmesinde hisse devri için ortaklar genel kurulunun onayının şart koşulmadığına ilişkin herhangi bir hükmün mevcut olmadığı, davacı tarafından davalılara gönderilen ihtarnamenin davalı …’a tebliğ edildiği, davalı şirkete ise bildirilen adreste olmadığından bila tebliğ iade edildiği, TTK’nın 595/2. maddesi uyarınca şirket payının devri için ortaklar genel kurulunun onayının şart koşulduğu, TTK’nın 595/7. maddesi uyarınca da başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği taktirde onay vermiş sayılacağı, davacı tarafından davalı şirkete çıkartılan ihtarnamenin tebliğ edilememiş olması nedeniyle davacının genel kurula başvuru koşulunu yerine getirmediği, mahkeme kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının, davalı şirket ortağı olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK 595/1 maddesinde “esas sermaye payının devri ve devir borcu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılacağı ve tarafların imzalarının noterce onanacağı”, Yasa’nın 595/7 maddesinde de “başvurudan itibaren 3 ay içinde genel kurulun reddetmemesi durumunda onay vermiş sayılacağı” düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının, davalı şirketteki %25 paya tekabül eden 500 hissesi … 63. Noterliğinin 29.07.2016 tarih ve 27139 yevmiye no.lu sözleşmesi ile davalı …’a devredilmiştir.
Davacı tarafından açılan dava, İlk Derece Mahkemesince hisse devrinin ortaklar kurulunca onaylanmadığı, davalı şirkete ihtarnamenin tebliğ edilemediği gerekçesiyle red edilmiş,
Davacının istinaf kanun yolu başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesince esastan red edilmiştir.
Dava, 07.12.2017 tarihinde açılmış olup, davadan önce davacı … 30. Noterliğinin 25.04.2017 tarih ve 05675 no.lu ihtarnamesi ile gerekli işlemler ikmal edilmek üzere davalı şirket ile hissesini devrettiği davalı …’a ihtarname keşide etmiş olup, ihtarname davalı şirkete tebliğ edilememekle birlikte davalı …’a 04.05.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davalı şirketin 01.04.2003 tarih ve 004 sayılı kararına göre davalı … 20 yıl süre ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmış olup kendisine tebligat yapılan 04.05.2017 tarihi itibariyle yetkisi devam ettiğinden davalı …’a yapılan tebligatın şirkete yapılan tebligat olarak kabulü gerekmektedir.
Davalı şirkete tebligat yapıldığının kabul edildiği 04.05.2017 tarihinden itibaren TTK 595/7 maddesinin öngörülen şekilde davalı şirket genel kurulunun davacı başvurusunu reddettiği yasal delillerle ispat edilmediğinden dava tarihi itibariyle davalı şirketin, davacıya ait esas sermaye payının diğer davalıya geçtiğine onay verdiğinin kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesince davanın reddine yönelik davacı istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.