YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3549
KARAR NO : 2023/9209
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihleri itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2011 tarihli ve 2011/1599 soruşturma sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 150 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun (5395 sayılı Kanun) 5 inci maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2012 tarihli ve 2011/346 Esas, 2012/88 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk yağma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2012 tarihli ve 2011/346 Esas, 2012/88 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2013/29167 Esas, 2016/1928 Karar sayılı kararıyla;
“…Oluş ve dosya içeriği ile sanığa suç atması için bir neden bulunmayan yakınan ve tanık …’ın anlatımlarına göre; sanığın, yakınandan sigara almak için para istediği, parası olmadığını söylediğinde, “Para ver ulan” ve “Vermezsen döverim” şeklinde tehdit ederek korkutması üzerine yakınanın üzerindeki parayı verdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın yağma suçundan hükümlülüğü yerine, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile beraatine karar verilmesi,, “
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2018 tarihli ve 2016/140 Esas, 2018/12 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezasına ilişkin hükmün, 5395 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın da 08.02.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
5. Kırklareli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/411 Esas, 2020/67 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde Kırklareli 2.Asliye Ceza mahkemesinin 2019/116 Esas, 2019/412 Karar sayılı kararı içeriğinden 12.02.2019 tarihinde işlediği anlaşılan trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen ve 10.09.2019 günü kesinleştiği anlaşılan mahkumiyet kararı uyarınca 09.01.2018 tarihli hükmün açılanması ile suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 6.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Kırklareli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/411 Esas, 2020/67 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/3100 Esas, 2021/10825 Karar sayılı kararıyla;
“… Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmaması suretiyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesine aykırı davranılması, “
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Kırklareli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/453 Esas, 2021/509 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası,31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aleyhe bozma yasağı gözetilerek 6.000,00TL adli para cezasının infaz edilmesine, adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 24 eşit taksit halinde birer ay aralıklarla tahsiline, adli para cezasını ödemediği takdirde kalan cezanın 18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 Sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hapse çevrilebileceğinin veya Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarının hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilebileceğinin, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanığa ihtarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri Özetle
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulduğuna,
3. Lehe olan hükümlerin uygulanmadığına,
4. Mütalaa Savcılığınca da belirttiği üzere müvekkilinin “ver yoksa döverim” sözünü söylediğine dair tanık beyanı da bulunmadığına yeri, zamanı ve şekli belli olmayan atılı suçlamadan ceza verilmesinin kabul edilemeyeceğine,
5. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuğa suç atması için bir neden bulunmayan mağdur ve tanık E.K. anlatımlarına göre; suça sürüklenen çocuğun mağdurdan sigara almak için para istediği, parası olmadığını söylediğinde, “Para ver ulan” ve “Vermezsen döverim” şeklinde tehdit içerikli sözler söylemek suretiyle toplam 4,00 TL civarındaki parayı zorla aldığı anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuğun ihtiyacı olduğundan mağdurdan para istediğine, zorla almadığına dair kaçamaklı inkar içerikli savunmada bulunduğu belirlenmiştir.
3. Mağdurun kısmen oluşa uygun beyanlarda bulunduğu belirlenmiştir.
4. Tanık E.K.’nın oluşa uygun beyanda bulunduğu belirlenmiştir.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç baslığı altında (3) ve (7) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarının uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Mağdurdan alınan toplam 4,00TL civarındaki paranın suç tarihi itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması zorunluluğunun gözetilmemiş olması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilmez” hükmü gözetilmeden “…ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” dair yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe başlığının bir ve ikinci maddelerinde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kırklareli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/453 Esas, 2021/509 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.