Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2759 E. 2023/9257 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2759
KARAR NO : 2023/9257
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,
karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2015 tarihli ve 2014/47695 soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2015/239 Esas, 2015/711 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’ un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2015/239 Esas, 2015/711 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05.11.2019 tarihli ve 2019/6453 Esas, 2019/17126 Karar sayılı kararı ile;
“Sanığın, mağdura “50.000 dolar parayı getireceksiniz, getirmezsen Harun’un bir çocuğu var onun kellesini alırım, Harun’un eşi gitsin, kendisini sinkaf ettirsin, benim paramı getirsin, sana bir ay süre benim paramı getir, paramı getirmezsen olacaklardan ben sorumlu olmam” şeklinde sözler söylediğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, eylemin kanıtlanması halinde yağma suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkin suçu niteleme ve kanıtları tartışma görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına ve 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’ un 326 maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmiştir.

4. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/840 Esas, 2020/181 karar sayılı kararıyla, sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddelerinde düzenlenen yağma suçunu oluşturma ihtimaline binayen 5271 sayılı Kanun’ un 4 ve 5 maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine, … Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine kararı verilmiştir.

5. … 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/346 Esas, 2020/538 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak aleyhe temyiz olmadığından ve kazanılmış hak teşkil ettiğinden 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesi yollamasıyla1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Müştekinin alacağının cebren almasını gerektiren bir durum olmadığına, isnat edilen suçu işlemediğine, cezalandırılmasını gerektiren şüpheden uzak, somut ve objektif delil bulunmadığına, tanık beyanlarının taraflı ve gerçeği yansıtmadığına, delil yetersizliğinden ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’nin kardeşi …’nin, olay tarihi öncesinde sanık …’e ait tır kamyonunda şoför olarak çalışırken, Türkmenistan Ülkesinde bulunduğu sırada kamyonda uyuşturucu madde ele geçmesi üzerine tır kamyonuna el konulduğu, bunun üzerine sanık …’in geri alamadığı tır kamyonunun parasını katılan …’den istediği, olay günü 16.12.2014 tarihinde gündüz vakti katılan …’nin Doğu Terminalinde bulunan durağına gidip ona “50.000 Dolar parayı getireceksiniz getirmezsen …’un bir çocuğu var onun kellesini alırım, …’un eşi gitsin kendisini sinkaf ettirsin benim paramı getirsin, sana bir ay süre benim paramı getir paramı getirmezsen olacaklardan ben sorumlu olmam” diyerek tehdit ettiği anlaşılmıştır.

2. Katılanın aşamalarda tutarlı ve istikrarlı beyanlarında bulunarak sanığın dava konusu eylemleri yaptığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

3. Katılanın beyanlarının tanıklar A.T., M.A., E.E. ve Y.K’ nın tüm aşamalarda alınan beyanlarının katılanın beyanlarını destekler mahiyette olduğu görülmüştür.

4. Sanık, mağdurun işyerine gittiği ve para istediği ancak onu tehdit etmediği şeklinde savunmada bulunmuştur.

5. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında ( 3 ) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Delil Yetersizliği ve Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraatine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın aşamalardaki tutarlı ve istikrarlı beyanları, tanıklar A.T., M.A., E.E. ve Y.K’nın aşamalardaki özde değişmeyen, birbirleriyle ve katılanın iddiaları ile örtüşen beyanları, sanığın tevil yollu ikrarı ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, suçun kesin delillerle sanık tarafından Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı, tanık beyanlarının taraflı olduğuna ilişkin dava dosyasına yansıyan bir olgunun bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire Yönünden
1. 6.12.2014 olan suç tarihinin iddianame ve gerekçeli karar başlığında yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/346 Esas, 2020/538 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden gerekçe bölümünün B paragrafı 1 numaralı bentte açıklanan eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.