Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8844 E. 2022/9521 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8844
KARAR NO : 2022/9521
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 28.09.2021 tarih ve 2021/189 E. – 2021/282 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı … tarafından davacı aleyhine 300.000,00 TL bedelli bir adet bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, davacının davalıya senette belirtildiği şekliyle bir borcunun bulunmadığını, ev hanımı olan davacının herhangi bir işte çalışmadığı gibi herhangi bir ticari iş ve faaliyetinin de olmadığını, böyle bir meblağı borçlanması için sebep bulunmadığını, davalı tarafın ise asgari ücretle çalışmakta olduğunu, herhangi bir mal varlığının ve senette belirtilen meblağı verecek ekonomik durumu olmadığını, davacının da bu miktar parayı borçlanması için bir sebep bulunmadığını, bononun tanzim tarihinin 09.12.2014 vade tarihinin 10.12.2014 olduğunu, iktisap nedeni hanesinde nakden olarak yazıldığını, tarafların aile dostu olduklarını, davacının davalıya 18-20 yıl önce 24,00 TL borçlandığını, söz konusu borç sonraki tarihlerde taksit halinde ödenmesine rağmen davalı tarafın son zamanlarda alacağı bulunduğunu belirterek sık sık davacıyı rahatsız etmeye başladığını, bu duruma açıklık getirmek adına davalının yanında Yusuf Berber ile birlikte 08.12.2014 tarihinde davacıyı MKÜ civarına çağırıp alacağına karşılık 1.000.000,00 TL isteyerek tehdit ettiğini, bu durum karşısında davacının aşırı heyecan ve korku sebebiyle bayıldığını, davalı ile Yusuf’un olay yerine çağırılan davacının kocasını oyalayarak eşinin çantasının kayıp olduğunu ve onu araması gerektiğini söyleyerek orada bıraktıklarını, akabinde davacı ile birlikte Antakya Devlet Hastanesi’ne gittiklerini, davacının tedavisi tamamlandıktan sonra çıkış evrakı diyerek davaya konu senedi imzalattıklarını, söz konusu senedin tehditle ve davacıyı hata ve hileye düşürerek imzalatıldığını iddia ederek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, huzurdaki davaya konu senet ile ilgili olarak Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/186 esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, davalının ağır bir dolandırıcılık vakıasının kurbanı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi taraflar arasında bir alacak borç ilişkisinin bulunmadığından söz etmenin mümkün olmadığı, dava dosyası içerisinde bulunan tanık anlatımlarının hiçbirinin dava konusu senedin hastane evrakı olarak davacıya imzalatıldığı şeklinde somut görgüye dayalı bilgisinin olmadığı, ayrıca ve özellikle dava konusu senedin hastane evrakı olarak imzalatıldığı ve imzalatılan evrakın senet olduğunun net bir şekilde görüldüğünün ifade edilmediği, davacının senedin alınma şekline ilişkin iddialarının ispat edilemediği, kambiyo senedinin vasıfları, illetten mücerret olduğu da nazarı dikkate alındığında davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.